banner

Yediklerimiz sahiden ‘organik’ mi?

Geçtiğimiz yaz okuduğunuz portalin hazırlıkları için köy, kasaba dolaştım durdum. Hem çiftçimizin durumunu öğrenmek, hem de tarım ve hayvancılığın, sebze meyve yetiştiriciliğinin nasıl yürüdüğünü görmek, insanlarla sohbet etmekti niyetim. Hevesle başladığım bu yolculuk kısmen hayalkırıklığıyla sonlandı. Ne doğal diye köy pazarından satın aldığım yumurta doğal çıktı, ne de şehirde içtiğim, organik olduğunu söyleyen fabrikanın sütü organikti. Bir köyde yaylalarda otlanan, üzeri yağdan sapsarı olmuş hayvanın sütünü doya doya içerken sahibinin hasta olan hayvana antibiyotik verdiğini öğrenmem canımı iyice sıkmıştı.

Köyde yaşayanlar konformist yaşamı iyiden iyiye özümsemiş, evlerinin önünde duran ekmek fırınını kullanmak yerine kasabadan gelen, “çiftlik ekmeği” dedikleri beyaz, instant maya kullanılan endüstriyel ekmekleri tüketiyorlardı. Yediğim bala gelince; bal demeye bin şahit lazımdı. Çocukken üzerine tereyağı ve bal sürüp yediğim ekşi mayalı ekmeği ve kokusunu çok arayacaktım anlaşılan…

Köy pazarından aldığım ve önce doğal olduğuna inandığım yumurtayı veren tavuğun yaşadığı yere gittiğimde, alabildiğine yeşil bir alan varken, 4 m2’ye sıkışmış, yemle beslenen tavukları gördüm. Organik süt verdiğini bildiğim büyükbaş hayvanlarınsa kendilerine ait, sabit bir alanda beslendiğini…

Halbuki hayvanların meralara, açık hava gezinti alanlarına veya açık alanlara erişebilmesi gerekiyor.

TAVUK

Organik hayvancılıkta yumurta ve tavuklar içinse yaşam alanlarının belirli metrekarelerde olma şartı var. Yumurta tavuklarında doğal ve suni ışıklandırmanın günde 16 saati geçmemesi gerekiyor. Tavukların açık alanda dolaşması gerekiyor ve tavuklar kafeslerde tutulmuyor.

SÜT

Damızlık olarak organik işletmelerden getirilen, tamamıyle ‘organik yem’le beslenen, genetiği değiştirilmemiş, çevreye, iklim koşullarına ve hastalıklara dayanıklı iyi cins hayvanlar kullanılması gerekiyor. Hayvanlar bağlı olarak tutulamıyor ve doğal gezinti alanlarında, açık barınak alanlarında, yerel hava koşullarında yağmura, soğuya, sıcağa uygun koşullarda yetiştirilmesi gerekiyor.

BAL

Günümüzde en çok karşımıza çıkan gıda ürünü ‘bal’ üretiminde yaygın kanı, bal üretiminin suistimale açık olduğu. Bal üretimi yapılırken arıya verilen şeker oranının fazla olması ve daha pek çok koşul tükettiğimiz balın kalitesini düşürüyor.

Organik bal üretiminde kovanların, hava kirliliği olan kent merkezleri, otoyollar, sanayi bölgeleri, atık merkezleri, atık yakma merkezleri gibi tarım dışı üretim kaynaklarından uzak olması gerekiyor. Bununla birlikte bal üretilen bölgenin 3 kilometre yarıçapı içinde bulunan nektar ve polenlerin, organik ürünlerden ve doğal bitki örtüsünden oluşması gerekiyor keza tarım ilacına maruz kalmış meyvenin çiçeğine konan arı, tarım ilacını yediğiniz bala bulaştırmış oluyor.

TEKSTİL

Türkiye’de Organik Tarım Kanunu ve ilgili yönetmelik tekstil ürünlerini içermiyor. Bu durum AB ülkeleri için de geçerli. Tekstil konusunda Türkiye’de sertifika kuruluşlarınca uluslararası kabul gören standartları içeren sertifikalar veriliyor.

Bu yazıda Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin yayınlarından faydalanılmıştır. Ekolojik yaşamla ilgili detaylı bilgiler için lütfen www.bugday.org sitesini ziyaret edin.

Etiketler İlgili
Bu haberlerde ilginizi çekebilir..
Yorumlar

Comments are closed.

Menümüz