banner

Şehrin ‘meyhane magandaları’

Gün içinde Ekşi Sözlük’te yayınlanan bir post sosyal medyada dolaştı, epey paylaşıldı. İddiaya göre, Beşiktaş’taki meyhanede hesaba itiraz eden kadınlar ‘rehin tutulup darp edildi’. İçeriğinde darp olmasa da benzer bir ‘yüklü hesaba itiraza homurdanma’ konusunu yakın zaman önce Kadıköy’deki çok ünlü bir mekanda iki arkadaşımla yaşadım. Hesaba itiraz edersek dayak yiyeceğimizi fark ettiğimiz için ödeyip kalkmayı tercih ettik ama bu ‘meyhane magandaları’nı daha yakından tanıyın diye birkaç şey paylaşmak istedim.

Olayın içinde değildim, olayda adı geçen restoranla ve darp edildiğini iddia eden kadınlarla da görüşmedim ama olayın aşağı yukarı nasıl geliştiğini, sık sık dışarıya çıkan, mekanlarda vakit geçiren ve ortamları gözlemleyen birisi olarak  tahmin edebiliyorum.  

Mekanların çoğu kendini biliyor, yapmazlar ama benim uzunca bir süredir sezinlediğim ve etrafımdaki arkadaşlarımın benimle paylaştıklarından gördüğüm kadarıyla bazı mekanlar ‘içti bunlar, kafayı buldu, gelen hesaba geçirelim, içmeyi biliyorlarsa ödemeyi de bilsinler’ kafasında.

Hatta size Kuveyt’ten Türkiye’ye arkadaş grubuyla gezmeye gelen bir arkadaşımın yaşadığını anlatayım. ‘Çok ünlü’ mekanlardan birisine gidiyorlar. 6- 7 kişilik bir erkek grubu. Tüm akşam boyunca 1 viski, 2 şarap, maksimum da 10 tane bira içiyorlar. Kalkmak üzere hesap istemelerine rağmen ortaya bir viski daha geliyor. Onlar ‘biz viski istemedik, hesap istedik’ demelerine kalmadan zaten şişenin kapağı açılmış, bardaklara bir hengameyle viskiler konulmuş oluyor. İtiraz edip bunu istemediklerini ve ödemeyeceklerini söylüyorlar. Dedikleri an kapıdan içeriye izbandut gibi üç tane adam giriyor. Seslerini çıkarmıyorlar. 7 bin TL hesabı ödeyip ‘bir daha Türkiye’ye gelmemek üzere’ sabah ülkeden ayrılıyorlar. Şimdi çocuk burada kabadayı garsonlarla uğraşıp dayak yeme riskini göze alacağına İsviçre dağları senin Fransa’nın cafeleri benim geziyor. Türkiye’ye gelmemeye yeminli ve algısını asla değiştirmiyor.

Yani bu ‘meyhane magandalığı’ sadece kadınlara yönelik değil, erkekler de nasibini alıyor ama erkekliğe b.k sürmemek için bizimkiler hiç bir yerde yaşadıklarını anlatmıyorlar ya da paşa paşa o gelen hesabı ödeyip içlerine oturarak kalkıyorlar.

Türkiye’de ne yazık ki hala, geleneksel kültürden gelen o kara bilinçaltı ile kadınlara istediğimizi yapabiliriz, söyleyebiliriz tavrı var. Beyler devir değişti, neden bunu anlamak istemiyorsunuz? Eski Türk kadınları yok artık karşınızda. Bakın darp edildiğini öne süren kadınların içinde şansınıza bir de avukat varmış…

Bahsi geçen mekan ve yaşanılan olay, sosyal medyada o kadar çok konuşuldu ki, gün içerisinde zabıta tarafından denetlenerek mühürlendi. Gelişmeleri yakından takip ediyor olacağız.

Olayı bilmeyenler için Diken.com.tr’denbir özet geçelim:

Beşiktaş Çarşı’da Turgut Vidinli meyhanesinde bir grup kadının, yüklü hesaba itiraz edince ‘rehin tutulup darp edildiği’ öne sürüldü.

Tehdit ve darp

Her ay eğlenmek için buluşan bir arkadaş grubu 5 Mart 2016 gecesi Turgut Vidinli’ye gitti. Grup gecenin sonunda hesabı abartılı bulup itiraz etti. Tartışma hararetlenince de kadınlar restorana kapatılarak tehdit ve darp edildi.

Defalarca aramalarına rağmen polisten bir geri dönüş alamayan kadınlar, bir boşluğunu bularak meyhaneden kaçmayı başardı. Aralarından biri de ekşi sözlük’te yaşadıklarını ve restoranı ifşa etti.

Turgut Vidinli’de yaşandığı öne sürülen olayın birinci ağızdan anlatımı özetle şöyle:

“Rezervasyonumuzun olduğu masaya oturduk. Sayımız belli, telefonda alakart olursa ne olur, fiks menü olursa ne olur konuşmuşuz. Tercihlerimizi belirtmişiz, hiçbir sıkıntı yok. Özellikle herkesin gelmesini beklemiş, meze vs. söylememişiz masaya. Bir tek Ala Rakı açılmış ve tabaklarımızda sadece peynir var.

Herkes gelince fiks istediğimizi söyledik. Ala Rakı 190, fikste Yeni Rakı var o da 140 tl dediler. Tamam dedik, aradaki farkı hesaba yansıtırsınız, yani 50 tl fazla ödeyeceğiz. Garson gelip bazı mezeler fikse dahil değil dedi. Hangileri dedik, gösterdiler, tamam dedik bu üç mezeyi de hesaba eklersin. Buraya kadar her şey normal…

Yanımıza uğrayan arkadaşlarımız oldu, erken kalkanlar oldu, herkes hesabını ödedi. Kredi kartı ile ödeyenler fişlerini bize bıraktılar. Fiks menüye dahil olup erken kalkanlar (meze ve Ala Rakı farkı dahil olmak üzere) ve nakit ödeyenler hesabın kendi payına düşen kısmını da yine bize bıraktılar.

Neyse gelelim gecenin sonunda yaşanan çirkinliğe… Hesabı istedik, geldi. Fark ettik ki hesap yanlış ama öyle böyle değil hem de tam tamına 715 tl fazla!

‘Birden Turgut Vidinli’nin kapıları kapatılıyor’

Tabii hemen adisyonu istedik ancak adisyonda da bir tuhaflık var. Tuhaflığı hemen açıklayayım; öncelikle adisyonda sadece 2 kalem var, 20 tane bira ve Ala Rakı, fikse girmeyen 3 meze adisyonda yok… Herkesin rakı içtiği bir masada bu kadar biranın tüketilmesi mümkün değil.

Elimizdeki kredi kartı fişlerinden de anladık ki 3 kişi bira içmiş ve ödemiş.  Bira içenler de (uğrayıp kalkan arkadaşlarımız) toplamda altı bira içmiş.

Ardından adisyonda yazan diğer şeye dönelim, Ala Rakı. Onu da 190 tl olarak yazmışlar. Dönüp söyledik haliyle, biz bunun farkını ödeyeceğiz, sizinle böyle konuştuk ve onayladınız diye. İnkar etmeye başladılar. Şimdi sakin kafayla yine bir hesap yapalım; 3 meze tabağı 20 liradan desek 60 tl, 190 tl ala rakı, 20 tane bira (hadi diyelim içilmiş olsun bira 10 tl imiş) 200 tl; 450 tl eder. Yani 715 tl gibi bir rakama yine ulaşamıyoruz. 265 tl yine fazla, yine fazla… Nedir bu diyoruz, şef garson geliyor ve diyor ki o da bizim servis bedelimiz!

Yani hesabın hiçbir açıklaması yok, nereden bakarsanız tutarsız, nereden bakarsanız saçmalık… Aramızda avukat arkadaşımız var, ona danışıyoruz ve hemen polisi arıyoruz. Biz polisi arayınca şef garson asıl ben sizi şikayet ederim deyip beni tartaklıyor. Masadaki herkes olayı anlamaya çalışırken birden Turgut Vidinli’nin kapıları kapatılıyor ve yine aynı şef garson kafama bardak atıyor.

Neden polisi aramışmışız! Biz polisi aramaya devam ediyoruz, aradan 20-25 dakika geçiyor. Darp edildiğimizi, mahsur tutulduğumuzu ve hesabın yanlış geldiğini söylememize rağmen polis gelmiyor. İnanır mısınız Turgut Vidinli’de bir saate yakın süren bu olay sırasında bir tane polis gelmedi. Beşiktaş meydandayız, İstanbul’un göbeğinde…

‘Kafama bardak fırlatan darp etmeye devam ediyor’

Kapıları nasıl kapatırsınız, bizi nasıl mahsur tutarsınız derken biri geliyor. Turgut Vidinli’de yetkili biri bulduk diye hemen konuşmaya başlıyoruz ancak kapılar hala kapalı! Şef garson yani matematikte dört işlemi yapabildiğim için beni darp eden ve kafama bardak fırlatan (bu arada adı Ramazan), başka arkadaşlarımı da darp etmeye çalışıyor.

Ön tarafta yetkili kişiyle sakin sakin konuyu çözmeye çalışan arkadaşlarımın yanından ayrılıyor arkada ne olup bittiğine bakmaya gidiyorum o sırada şef garson ramazan gülerek bana“ne oldu çok mu acıdı” diyor. Yani hem beni darp ediyor hem de pişkin pişkin yaptığı şeyden utanmadan benimle dalga geçiyor… İşte o sırada bende ipler kopuyor, Ramazan’ı boğazından yakalıyorum ve içki dolabına yapıştırıyorum.

Arkadaşlarım araya giriyor, bir şekilde kapıyı açıyoruz inanın o bölümü hatırlamıyorum, çok sinirliydim. Başka bir mekana geçip oturuyoruz, sakinleşmeye çalışıyoruz. Fakat bir bakıyoruz ki eksiğiz. Tam nerede iki arkadaşımız derken telefonumuza mesaj geliyor. Arkadaşlarımız Turgut Vidinli’de beni darp edip üzerine dalga geçen şef garson Ramazan ve üç garson tarafından tartaklanmaya devam ediyor, kapılar kapalı mahsur tutuluyor!

‘Tüm bunlar Beşiktaş’ın göbeğinde oluyor’

Bir bölümümüz hemen arkadaşlarımızı almaya gidiyor ancak yine şiddete maruz kalıyor. İki arkadaşımızı zar zor mekandan alıyoruz. Polisi devamlı aramamıza rağmen gelmiyor. Şikayetçi olacağız, olamıyoruz. Darp ediliyoruz, kendimizi korumaya çalışıyoruz, kapılar üzerimize kitleniyor, rehin tutuluyoruz ve tüm bunlar Beşiktaş’ın göbeğinde Turgut Vidinli’de oluyor…

 

Etiketler İlgili
Bu haberlerde ilginizi çekebilir..
Yorumlar

Comments are closed.

Menümüz