banner

Seferihisar’ın Yavaş Zeytinyağı

Kalbi doğa için çarpan Doğa Derneği şahane bir şey yapmış. İki yıl önce temelleri atılan Seferihisar Doğa Okulu’nda yapılan araştırmalarla, son zamanların en çok tartışılan, kimi zaman acımasızca canına kıyılan yüzyılların cömert ve kadim bitkisi zeytin ağacını ele almışlar.

Geleneksel zeytinliklerle ilgili yepyeni şeyler ortaya çıkararak zeytinyağı severlere ‘yavaş zeytinyağı’ tüketme imkanı sunuyorlar.

Seferihisar Belediyesi ve Seferihisar Doğa Okulu’nun yaklaşık iki yıldır süren ortak çalışmasıyla bölgedeki zeytinyağı üretim biçimi mercek altına alınmış. Çalışma sonucunda en lezzetli ve sağlıklı zeytinyağını üretmek için ağacın yetiştirilmesinden yağın şişelenmesine kadar geçen süreci kapsayan 20 farklı kriter belirlenmiş. Bu projenin belki de en önemli sonucu, zeytinyağı üretiminde bu kriterlerin uygulanması ile Seferihisar’ın yaşlı zeytin ağaçlarının korunmasının sağlanacak olması.

Doğal taş değirmende sıkım

Yavaş zeytinyağı olarak tanımlanan Orhanlı Taşbaskı Zeytinyağı ise belirlenen 20 kriteri sağlayacak şekilde üretilen ilk yerel yağ. Bu yağı diğer zeytinyağlarından ayıran en önemli özelliklerden biri zeytinlerin binlerce yıldır olduğu gibi doğal taş değirmende sıkılması ve içine metalik tatlar karışmaması. Yılda en çok 10 ton kadar Orhanlı Taşbaskı Zeytinyağı satışa sunulabiliyor. Orhanlı Taşbaskı Zeytinyağı’nı Doğa Okulu’nun kurduğu yavasdukkan.net adresinden sipariş etmek mümkün.

Yavaş zeytinyağı kriterleri

Doğayı ve insan sağlığını aynı anda koruyan yavaş zeytinyağı kriterleri beş başlıkta toplanmış. Bunlar sırasıyla ağaçların özelliklerini, zeytinliğin bakımını, biyolojik çeşitliliği ve nihayetinde zeytinin hasat ve sıkım biçimlerini kapsıyor. Kriterler arasında yağın deliceye (yabani zeytin) aşılanarak yetiştirilmiş bir zeytin ağacından elde edilmesi, yani ağacın dikim olmaması ve zeytinliğin çevresinde tel bulunmaması gibi konular da yer alıyor. Seferihisar Doğa Okulu’nun geliştirdiği bu yöntem, yağı basit bir şekilde sadece asit oranına göre sınıflandırmak yerine, zeytin çekirdeğinin yere düştüğü andan yağın dolum aşamasında kadar çok daha karmaşık ama sağlıklı bir yol öneriyor. Böylelikle sadece tüketicinin sağlığı ve damak tadı değil, aynı zamanda zeytin ağaçları ve ekosistemi de korunmuş oluyor.

Ege’nin geleneksel zeytinlikleri yalnızca bir tarım alanı değil, aynı zamanda korunması gereken doğal bir ekosistem

Seferihisar Belediye Başkanı M. Tunç Soyer, ‘Seferihisar bir zeytin ilçesi. Binlerce yıldır ilçemiz ekonomisinin önemli bir kısmını zeytinyağı oluşturuyor. Fakat iki yıl önce temellerini attığımız Seferihisar Doğa Okulu’nun araştırmaları sonucunda geleneksel zeytinliklerle ilgili yepyeni şeyler öğrendik. Ege’nin geleneksel zeytinlikleri yalnızca bir tarım alanı değil, aynı zamanda korunması gereken doğal bir ekosistem. Öyle ki, yaşı yüzlerce yılı geçen zeytin ağaçlarımız bize hem son derece özel bir zeytinyağı sunuyor, hem de birçok canlıya yaşam alanı sağlıyor. İlk örneği yerel Orhanlı Taşbaskı Zeytinyağı olan yavaş zeytinyağıyla hem Seferihisar’ın zeytin ağaçlarını en iyi şekilde koruyacağımıza, hem de Türkiye’nin farklı yerlerindeki zeytin havzalarına ilham kaynağı olacağımıza yürekten inanıyorum.’ diyor.

Seferihisar Doğa Okulu, Anadolu zeytin ağaçlarını yaşatmak için yavaş zeytinyağı kriterlerine uygun yerel yağ çeşitlerini araştırmaya ve belgelemeye devam edecek.

Etiketler İlgili
Bu haberlerde ilginizi çekebilir..
Yorumlar

Comments are closed.

Menümüz