banner

Pare Pare Baklava

Antep baklavası ve katmeri denince pek çoğumuz eriyoruz, bitiyoruz değil mi? Hatta en güzeli nerede yenir, en incesi nerede açılır hemen bahse giriyoruz. Artık öz be öz Antep baklavası yemek için zahmet etmenize gerek yok. Ünü Türkiye sınırlarını aşmış, geleneksel Gaziantep baklavasını İstanbul’un göbeğinde tatmak, kendisiyle özlem gidermek, lezzetinden uzak kalmamak mümkün.

Teşvikiye Camii’nin hemen arkasındaki Şakayık sokakta, oldukça merkezi noktada açılan Pare Baklava Bar, Gaziantepli işletmecisi Şeyda Hanım’ın semte getirdiği güzel bir Antep dokunuşu.

İç dekorasyonu 40 kat baklavayı temsil ediyor

İsmini parça anlamına gelen “pare”den alan mekânın adı önce kulağa hoş geliyor, sonra ferah iç dekorasyonuyla göze. Vitrin, çizgiler, yerdeki kare karolar, duvardaki oklavalar hep 40 kat baklavayı temsil ediyor.

Duvarda baklavanın nasıl yenmesi gerektiği de eğlenceli bir fotoğrafla gösterilmiş. Baklayı önce işaret parmağınızla başparmağınız arasına alıyorsunuz. Sonra fıstıklı katmanı üste açık renk tarafı alta gelecek şekilde çevirip kocaman bir ısırık alıyorsunuz. Baklava piştikten sonra üzerine dökülen tereyağı ve incecik açılmış baklava yufkası dolayısıyla baklavayı ısırırken duyduğunuz ses iştahınızı daha da bir kabartıyor. Hemen bir ikinci dilime eliniz gidiyor.

Ürünler Gaziantep’ten günlük geliyor

Pare Baklava ürünlerini Gaziantep’ten günlük getirtiyor. Ben dayanamayıp fıstıklı şöbiyet, kare dilim baklava, havuç dilimi, fıstıklı dolama ve fıstıklı özel Antep baklavası, fıstıklı unlu helva denedim. Yanında da mis gibi kokan zahter çayını. Mekânda yasemin çayından Antep tarçın çayına, damla sakızlı kahveden menengiç kahvesine pek çok alternatif mevcut. Baklava çeşitlerinden söyleyip çayınızla yudumlayabiliyor, isterseniz barda espressonuzu da içebiliyorsunuz.

Katmerli Antep Kahvaltısı

Peki Pare’nin menüsünde sadece baklava mı var? Elbette hayır. Antepliler’in vazgeçilmez lezzetleriyle bezenmiş zengin kahvaltısı da günün her saatinde sipariş edilebiliyor. Kahvaltıda baklava yufkasıyla yapılmış, keserken ses çıkaran peynirli börek (dilimlerken mekândaki bütün bakışlar bana döndü 🙂 ), zahter- zeytinyağı ile bal- kaymak ikilisi, yumurta, menemen, Antep kırma zeytin, Antep peyniri, tahin- pekmez ve kendi fırınlarından çıkan sıcak ekmekler servis ediliyor.

Antepliler kahvaltı biter bitmez ardından mutlaka “katmer” yermiş. Ben de öyle yaptım ve yumuşak, içi bol fıstıklı katmerin de tadına baktım. Sadece katmer için bile yolunuzu bu sokağa çevirebilirsiniz. Katmeri kuru yufka ve ağzıma gelen toz şekerle yemeyi sevmiyorum, başarılı da bulmuyorum. Bu katmerin kıvamı tam bana göre.

Kahvaltıda iki seçenek sunmuşlar. Ya sadece Antep kahvaltısı isteyebiliyorsunuz ya da kahvaltı ile katmerin birlikte sunulduğu bir menü var. Fiyatlar “Burası sahiden Nişantaşı mı?” dedirtecek kadar uygun.

Giderseniz içi fıstık ezmesiyle dolu muska pestil, doğal şekerle glikoz kullanmadan üretilen narlı fıstıklı lokum, kahke ve arası unlanarak kat kat dizilen Antep helvasını da deneyebilirsiniz.

Etiketler İlgili
Bu haberlerde ilginizi çekebilir..
Yorumlar

Comments are closed.

Menümüz