banner

Moda’nın yenisi ESKİ MODA

Moda denince aklıma hep lise yıllarım geliyor. Okulu kırıp Moda sahilde, çay bahçelerinde takılmalarımız, Moda’nın bohem ve burjuva tarafının birbirine güzel kaynaşması, sokaktan geçen Slovak müzisyenin dinlendirici gramafon sesi, Barış Manço’nun sıkılmadan her defasında ziyaret edilesi müze evi, Moda burnuna vuran dalgalar, semtin küçük, birbirine bağlı ve mutlu esnafı, sokakta döpiyesiyle dolaşan teyzeler, püripak takımının cebinde ipek mendiliyle yürüyüşe çıkan amcalar… Farklı bir yer Moda. İstanbul’un içindeki Avrupa gibi.

Şehrin geriliminden kaçmak istediğimizde sığınacağımız ne çok yer var. Size güzel bir haberim var. Bu sığınılası mekanlara bir yenisi daha eklendi. ESKİ MODA Adı üzerinde, Moda’daki eski bir ahşap evin ve bahçesinin yenilenmesiyle ortaya çıkan mekanın ben gibi kafelerde çalışmayı sevenlerin göz bebeği bir pozisyonu var. Al bilgisayarını, takıl. Rahatsız eden yok, sürekli başına dikilip dikkatini dağıtan garsonlar yok…

Eski Moda, semtin ruhunu hiç bozmadan sanatla içiçe geçen bir mekan ortaya çıkarmış. Bir zamanlar, televizyon dizileri yüzlerce sayıya ulaşmamışken hepimizi ekrana kilitleyen “Kara Melek” ve “Aliye” dizisi vardı. İşte bu dizilerin deneyimli oyuncusu, tiyatrocu Sanem Çelik mekana güzel bir dokunuş yapmış. Duvardaki çizimler kendisine ait.

Masalar, sandalyeler çok keyifle döşenmiş. Çoğu vintage olan bahçedeki dekoratif eşyalardan beni en çok çeken buz mavisi kadife koltuk takımı oldu. Marilyn Monroe, Marlon Brando, Audrey Hepburn, 007 James Bond desenli kumaşlarla kaplanmış masalar güzel bir hava katmış. Her şey çok sade ve dingin.

Peki Eski Moda’da ne yiyip ne içebilirsiniz?

En başa tabii ki kahvelerini koyuyorum çünkü çekirdekleri kahvenin deneyimli isimlerinden Coffee Manifesto’dan. Coffee Manifesto geçtiğimiz haftalarda Kadıköy Çiya’nın yanına bir şubesini daha açtı ki bence çok ihtiyaç vardı. Eski Moda’da flat white’tan ristrettoya, macchiatodan Türk kahvesine pek çok çeşit kahve içmek mümkün. Ben espresso ve flat white’ını denedim. Elbette Chemex, hario v60, aeropress ve syphon tekniğiyle demlenen filtre kahve içmek de mümkün. Yazın hepimizi ferahlatacak Cold Brew’leri de var. Özellikle Ethiopia Sidamo’da iddialılar.

Mekanın bir Slow Food Kahvaltısı var ki, en kısa zamanda tamamen açken gelip hepsini denemek istiyorum. Neden mi? Çünkü Eski Moda da benim gibi marketlerdeki rafları sorgulayan cemaatten. Yediği her şeye dikkat edip eleştiriyor, en sağlıklısını arayıp buluyor ve ne mutlu ki bunu müşterilerine de tatma imkanı sunuyor.

Kahvaltıda özellikle peynirlerin tedariki için çok emek vermişler. Cunda’dan İzmir tulumu, Tunceli Pülümür yaylasından tulum peyniri, Kandıra’dan Çerkesler’in ürettiği isli peynirler, Trakya eski kaşarı, Ezine’den Kaz Dağları’nda özgürce otlayan büyük ve küçükbaş hayvanların sütüyle üretilmiş keçi ve inek beyaz peynirleri mevcut.

Peynir haricinde Doğu Anadolu yaylalarından getirilen doğal tereyağı, Ayvalık yuvarlama siyah zeytin ile kırma yeşil zeytin, Elazığ karakovan balı, dana cotto füme et de yiyebiliyorsunuz. Amaç tamamen küçük üreticileri desteklemek…

Kahvaltı ve kahveler dışında kahvenin yanında gidecek tiramisu, cookie, brownie, mozaik pasta gibi ‘mutlu ediciler’ de var.

Eski Moda, eski Moda çeşmesinin olduğu ışıklardan karşıya geçtiğinizde hemen sağda, yolun üzerinde. Bir Moda turu yaparsanız mutlaka uğrayın, bahçesindeki ağaçlar altında kahvaltınızı edin, gazetenizi, derginizi karıştırın, sahibi ve çalışanlarıyla da güzel bir kahve sohbetini kaçırmayın.

Etiketler İlgili
Bu haberlerde ilginizi çekebilir..
Yorumlar

Comments are closed.

Menümüz