banner
Kate
Kate
Kate
Kate
Kate
Kate
Kate
Kate
Kate
Kate
Kate
Kate
Kate

Kate’in Yeni Zelandası

Yeni Zelanda Pasifik’te iki adaya sahip küçük bir ada ülkesi. Bu küçük kara parçasında yaklaşık 4,5 milyon kişi yaşıyor. Biz ülkeyi sayısı 100 binin altına düşmüş nesli tükenmekte olan göçmen kuşlarla tanıyoruz. Oysa yeşil örtü giyinmiş ülke, bilinmeyen onlarca şeyi barındırıyor. Bu topraklarda doğmuş 17 yaşındaki Kate’in gözünden sizleri Yeni Zelanda’ya yolculuğa çıkarıp ülkesinin resmini gözünüzde canlandırmayı umuyorum.

Yeni Zelanda’nın yaklaşık yüzde 30’u doğal parklarla çevrili. Doğal ormanların ve kuşların korunmaya alındığı bir ülke burası. Pasifik’te tarımın en yoğun olduğu yer. Yıl boyu yaklaşık 40 milyon koyun beslenir ve 19 milyar litre süt üretilir. Ülkede süt çiftliği kurmak gittikçe artan bir ivme izliyor ve çok popüler.

Bu yeşil ülkenin küçük bir kasabası olan Aleksandra’da yaşıyorum. Ülkenin güneyindeki kasabamda 17 bin kişi yaşıyor. Aleksandra iklimdeki aşırılıklarla bilinir. Aşırı sıcak, aşırı soğuk, aşırı kuru… Bu iklim bizi etrafı üzüm bağlarıyla ve meyve bahçeleriyle çevrelenmiş bir bölgeye taşır. İklim ve rüzgar üzüm bağlarına mükemmel bir ortam sağlar.

Ailemle Leaning Rock Vineyard ismini verdiğimiz çiftlikte birlikte yaşıyoruz. Erkek kardeşim Jake yakın zamanda bir koyun çiftliğinde çalışmak için taşındı. Ailem 1990’lardan beri, nerdeyse 20 yıldır burada bir çiftliğe sahip ve şarap üretiyorlar. 1995’ten beri ticari şarap işiyle uğraşıyorlar. Üzümleri kendileri yetiştirip gözleri gibi bakıyorlar.

Üzümler minimal kimyasal sprey ve sülfür direk üzümlerin üzerine sıkılarak büyütülüyor. Geçmişte yabani otları ve çimenleri temizlemek için herbisit yani kimyasal zirai ilaç kullanılırdı, artık kullanmıyoruz çünkü iki buzağımız var ve üzüm bağlarında besleniyorlar.

Bir de çiftlikte birlikte yaşadığımız Diesel isminde köpeğimiz bize eşlik ediyor. Yakın zamanda birkaç tavuk almayı düşünüyoruz. Önceki yıllarda bir sürü domuz da beslemek istedim ama ailem fikrimi reddetti çünkü en son domuz beslediğimizde beyaz ve siyah bu zeki artistler pek çok kez ayaklanma çıkardı, üzüm bağlarına girerek bizi epey zarara uğrattı.

Aleksandra’da yaz boyu sıcak havanın ve güneş ışığının avantajını yaşıyoruz. Çatıda 24 güneş panelimiz var ve bu panellerden elektriğimizi ve sıcak suyumuzu sağlıyoruz. Bundan dolayı kış nerdeyse hep güneşli, bulutlu günlerde fırın hep sıcak oluyor ve bütün evi ısıtıyor. Saman balyalarıyla yapılmış evimiz ve izolasyona sahip. Yazın serin kışın ılık kalabiliyor.

Babam istekli ve hevesli bir bahçıvan. En büyük sebze ve meyveleri yetiştirmek için kendisiyle yarışıyor. Annem de bahçeyle ilgileniyor ama babamın koca yaratık sebzeleriyle yarışa girmiyor.

Atalarımızdan kalan tohumlarla domates, patates, balkabağı, mısır
Biz bahçemizdeki sebze meyvelerle büyüdük. Atalarımızdan kalan tohumlarla domates, patates, balkabağı, mısır ve pek çok sebze meyve yetiştiriyoruz. Her zaman yiyeceğimizden çok sebze meyveye sahibiz ve bunların bir kısmını muhafaza edip komşularımızdaki başka ürünlerle takas ediyoruz.

Annemin meyve spesialitesi vişneli tart
Küçük meyve bahçemizde sayısız meyveler, vişneler, kirazlar, şeftaliler, kayısılar, feijoa bitkisi var. Annemin meyve spesialitesi vişneli tarttır ve ailecek bayılırız. Sadece birkaç ağacımız var ama tonlarca mahsûl verir. Vişneli tartın içinde kullanılan malzemeler çok yararlı ve rahat uyuyabilmemiz için gerekli olan melatonine sahip. Düşünsenize vücuduma her gün bunlardan bir yığın alıyorum.

Babam ilerleyen zamanlarda tüm alanı vişne,kiraz, böğürtlen, frambuaz, altın çilek ve ahududu ile çevrelemek istiyor. Kendini yalnızca buna adadı.

Şu an sahip olduğumuz ağaçlardaki kiraz ve vişneler ‘gizemli bir şekilde’ ortadan kayboluyorlar ama zanlıyı buldum ! Evet, ımmm bunu söylemekten hoşlanmıyorum ama O benim… ve kırmızıya boyanmış parmaklarım beni her defasında ele veriyor.

Ekmeklerimizi babamın yaptığı pizza fırınında pişiriyoruz
Annemin plânı ise bira yapımında kullanılan şerbetçiotu ve ekmek yapımı için gereken arpa, buğday gibi tahıl ürünleri üretmek. Bu tahılları üretiyor çünkü ekmeklerimizi babamın yaptığı pizza fırınında pişiriyoruz. Özellikle yaz aylarında sadece ekmeği değil herşeyi orada pişiriyoruz.

Taze meyve ve sebzelerle desteklenen bu organik beslenme şekli bizim için en kolay ve sağlıklısı. Bu önemli çünkü tüm bu yiyecekler gün boyunca bize enerji sağlıyor ve sık sık hasta olmamızı engelliyor.

Erkek kardeşim Jake’in avladığı geyik eti
Erkek kardeşim Jake meraklı bir avcı ve evde olduğu zamanlarda bize geyik eti başta olmak üzere diğer av hayvanlarının etlerini getirir. Bu etlerden sosis, kıyma, salam, pastırma ve biftek yaparız. Bu et yağdan yoksundur çünkü doğada yetişen geyikten gelir. Jake geçiminin bir bölümünü buradan sağlar.

Çoğu sabah ben ve annem yeşil smoothy yaparız, her seferinde içine farklı şeyler koyarız. En sık yaptığımızın içinde ‘kale’ denilen bir çeşit yeşil yapraklı bitki, elma, her türlü kırmızı meyve ve her ne buluyorsak onu koyarız. Babama da yapmayı ihmal etmeyiz. Babam bu karışımı ilk içtiğinde şüphe içindeydi ama denedikten sonra smoothynin sabahları onu enerjik ve iyi hissettirdiğini söylüyor.

Doğanın içinde yaşıyor olmak bildiklerimi diğerlerine aktarmam konusunda bana bir sorumluluk veriyor

Yılın büyük bir kısmında okul için evden uzakta kalıyorum. Bu benim için gerçekten eşi bulunmaz bir şey çünkü sahip olduklarımın değerini anlamamı, yalnız başımayken de istikrarlı bir şekilde taze sebze meyve tüketmemi sağlıyor. Bu yiyecekleri tüketmek için yazın gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Ayrıca doğanın içinde yaşıyor olmak bildiklerimi diğerlerine aktarmam konusunda bana bir sorumluluk veriyor. Bu tarz yaşamın sürdürülebilirliği konusunda onlara yardımcı olmamı sağlıyor.

Arkadaşlarıma, toprağın kalitesini arttırmak için gübre nitelikli organik maddeler katmayı anlatıyor ve günlük yaşamda uygulamalarını izliyorum. Çünkü ‘sağlıklı’ sebze meyvelerle beslenmemiz için bu çok önemli.

Maorilerin geleneksel pişirme tekniği ‘hangi’
Maori dediğimiz Yeni Zelanda yerlileri kültür ve geleneklerini ülkenin her yerinde sıkı sıkı koruyor. Maori kültüründe kutlamalar için ‘hangi’ yöntemiyle yemek pişirilir. Hangi; deniz ürünleri, sebze, tavuk, kırmızı et gibi yiyecekleri yapraklar ve folyo ile özel yöntemler kullanılarak geleneksel bir şekilde pişirme tekniği. Toprak derin ve geniş bir şekilde kazılır. Bu çukurda bir dolu odun yakılır ve kor haline gelmesi beklenir. İçine konan taşlar en altta ve kızgın durumdadır. Pişirilecek şey konur ve üst katı ıslak kalın bezlerle kaplanır. Sıcaklığın dışarıya çıkmaması için kenarlarına toprak örtülür. Bu yöntem yiyeceğin buharda pişmesini sağlar.

Yeni Zelanda Mutfağı’nın favorisi Pavlova
Ülkemizin en favori yiyeceği Pavlova. Yumurta aklarıyla bir mereng hazırlanır ve üzeri her çeşit kırmızı meyve ve kiviyle süslenir. Sıklıkla noel zamanı yapıyoruz pavlovayı.

Yeni Zelanda’da kiraz ve vişne bol olduğu için yazları çoğu ihraç edilir. Mevsimlik sebze meyveler ve kivi ülkenin kuzeyince bolca bulunur. ‘kivi diyeti’ yapanlar burada kaliteli eti kolaylıkla bulabilir.

Ülkemizde fast food tüketimi her geçen gün daha da yayılıyor. Yoğun iş yaşamında gelecek dönem trendi fast food gibi görünüyor.

Deniz ürünleri diyetlerde majör pozisyonda
Yeni Zelanda’da şanslıyız çünkü 14.000 kilometrelik bir kıyı şeridine sahibiz, dolayısıyla deniz ürünleri diyetlerde majör pozisyonda 🙂 Yeşil dudaklı kara kabuk midyesi çiftliklerde üretilir ve bluff istiridyeyi yüksek kalitede bulabilirsiniz. Yeni Zelanda balık fast foodu olan fish & chipste (balık ve cipste) de ünlüdür. Bağcılık da gelişmiş. Uçsuz bucaksız üzüm bağlarında yürüyüş yapmak oldukça keyiflidir.

Etiketler İlgili
Bu haberlerde ilginizi çekebilir..
Yorumlar

Comments are closed.

Menümüz