banner

Kapıya gelen diyet yemekler

Yakın arkadaşlarımdan Tülin, işi gereği tüm yaz boyunca Türkiye’nin batısını ve güneyini gezeceği için yaz gelmeden fazla kilolarından kurtulmaya niyet ederek kapısına kadar gelen diyet yemeklerle kilo kaybetme planı yapmıştı. Bir koli içerisinde gün boyunca tüketeceği yiyecekleri bulunduran karton koliyi Boğaz’da yemeğe gitsek de bir cafeye kahve içmek için otursak da yanında taşıyordu.

Bir plaza çalışanı olan beyazyakalı arkadaşım Gökçe de aynı yolu izliyordu. Ofise her gün tüketmesi gereken yiyecekler geliyor, artık o beş çayı arabasından ona göz kırpan brownie’ye supangleye yüz vermiyor, haftada bir gelen diyet kekle nefsini terbiye ediyordu.

Her ikisi de başarıya ulaştı. Tam istedikleri kilo kaybını sağlayamasalar da buna yaklaştılar. Ürün sipariş ettikleri markalar bu işe ilk başlayanlardan ve işi tüm detaylarıyla profesyonel olarak yapanlardı.

Son dönemde bir şey gözlemliyorum. Bu ‘eve- işe gelen yemek kolisi’ trendi başladı başlayalı pek çok kişinin gözü bu yeni girişim modelinde. Spor akademisini bitiren de, diyetisyenler de, bazen konuyla hiç alakası olmayan ama ‘sermayem var, yaparım’ diyen de bu işe girişiyor.

Standart kalori tablosuna bakıp müşterisine gönderdiği kalori miktarını belirleyen de, diyetisyenlik yaparken catering firması açıp yemek üreten de var. Dolayısıyla iyi araştırmak, her gün tükettiğimiz bu yemeklerin hangi koşullarda, nasıl hazırlandığını sorgulamak, belki görmek ve kalori miktarının doğru hesaplandığından emin olmak gerek. En önemlisi bu menüyü oluşturan kişinin diyetisyen mi olduğuna bakmak, diyetisyense kim olduğuyla ve doğru ekiple çalışıp çalışmadığıyla ilgilenmek gerekiyor. Yoksa çay saatinde pasta çörek tüketen teyzeler de bir kesme şekerin bir dilim beyaz ekmeğe tekabül ettiğini biliyor.

Etiketler İlgili
Bu haberlerde ilginizi çekebilir..
Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menümüz