banner

Gevrek & Ginger Lezzetseverleri İstanbul’da Buluşturdu

Geçtiğimiz hafta hem işadamı, hem yazar, hem tam bir gurme olan sevgili Haluk Özyavuz’un davetiyle Karaköy’deki Nicole Restaurant’ta keyifli bir akşam geçirdim.

Yaklaşık 40 yıldır gerçekleştirdiği seyahatlerle, Türkiye’deki ve dünya üzerindeki restoranları, restoranların şeflerini, mutfaklarını, yeme içme kültürlerini, mutfaktan yansıyan renkleri ve zenginlikleri keşfeden, bunu gevrekandginger.com sitesinde biz yeme içme meraklılarıyla paylaşan Özyavuz, çok değerli bir etkinliğe imza attı. İzmirli Gevrek & Ginger, yeme içme dünyasına yön veren lezzetseverleri İstanbul’da buluşturdu.

Yemek ve sohbet, dünyada pek fazla tanınmayan ve denenmeyen Türk mutfağını, dünyaya nasıl tanıtabiliriz, bu kadar değerli bir mutfağı sıkıştığı cendereden nasıl çıkarabiliriz üzerineydi. Şüphesiz bu konudaki en büyük sorumluluk yemek ve seyahat yazan isimlere düşüyor. Çünkü bir yazımda belirttiğim gibi ‘İnsanlar arasında sınırlar olabilir ama mutfaklar arasında sınır yoktur.’

Gevrekandginger gecesinde pek çoğu sosyal medyada fenomen olan harbiyiyorum, gurukafa, fahrigediz, cemkarakus, gezenyer, kuklasureyya, gezentianne, tadindaseyahat, tatdedektifi, berrydewblog, lokantalarim, sonradangurme gibi isimler bir araya geldi. Yemek ve seyahat yazan, televizyonda program yapan Nilay Örnek, Gabriel Sponza, Bahar Akıncı, Saffet Emre Tonguç gibi ekran yüzleri ve gazeteciler de Haluk Özyavuz, kızları Ceylan ve Cevher ile gevrekandginger editörü Elif Şener’in ev sahipliğinde buluştu.

Nicole Restaurant’ın yetenekli şefleri sevgili Kaan Sakarya ve eşi Aylin Yazıcıoğlu Sakarya bize çok özel bir menü sundu. Daha önce duymayanlar için belirtmem gerek ki gastronomi dünyasında Nicole Restaurant’ın ayrı bir yere konmasının en önemli sebebi şefleri ve mutfakları. Onları farklı kılan bir özellik de mutfaklarında kullandıkları her malzemenin organik olması.

Kaan ve Aylin Yazıcıoğlu Sakarya yemeğe İzmir’in ünlü simidi ‘gevrek’ten ilham alarak sundukları zencefilli tereyağ ve gevrek ikramıyla başladı. Gece boyunca safranlı tekir soslu barbundan, fındıklı kahveli karnabahara, fırında 10 saat dinlenerek pişen füme dana yanaktan, ördek ve bıldırcınla yapılan kuş böreğine, kefir, pancar ve kakuleden yapılan tatlıya çok leziz tabaklar sundular.

Okuduğunuz bu portal, Türk mutfağını dünyaya, dünya mutfağını da Türkiye’ye tanıtmak, anlatmak için çıktığım yolculuklardan biri. Yakında bu portale ek projelerle de karşınızda olacağım. Çünkü çok derin, köklü ve benzersiz lezzetlerle dolu bir mutfağımız olduğunu ama mutfağımıza gerektiği kadar önem vermediğimizi, yurt dışında da mutfağımızın olması gerektiği gibi temsil edilemediğini düşünüyorum.

Diğer yandan, kabul edelim toplum olarak muhafazakar bir damağımız var. Pek çoğumuz evlerimizde yöremize ait yemekleri tüketiyoruz ya da günü basit ve hızlı tüketilebilen yiyeceklerle geçiştiriyoruz ve şimdiye kadar sunulanın veya denenmişin dışına çıkmayı pek istemiyoruz. Dışarıya yemeğe çıksak bile bildiğimiz yemeklerden şaşmıyor, risk almak istemiyoruz.

Yöresel yemeklerimize sahip çıkalım, hatta ananemizden babaannemizden bilmediklerimizi öğrenelim, onları kayda geçirelim evet ama mutfağımızı başka renklere de açalım, dünya mutfaklarında neler yeniyor, neler, nasıl tüketiliyor, bilmediğimiz neler olabilir merak edelim, araştıralım, öğrenelim, zenginleşelim, büyüyelim, kalabalıklaşalım istiyorum. Çünkü hayat, bin bir çeşit renkle ve lezzetle dolu. Bu renkleri bu portalde birlikte görelim, okuyalım, paylaşalım, sizler hep burada, bu sayfalarda olun emi 🙂

Sevgili Haluk Özyavuz’un son sözüyle;
Ağız tadınız ve keyfiniz bol olsun…

Etiketler İlgili
Bu haberlerde ilginizi çekebilir..
Yorumlar

Comments are closed.

Menümüz