banner

Ezgi Baylar’ın Mutfağındayım

Son dönemin en popüler yarışmalarından biri, Türkiye’nin en tarz kadınını seçmek için yapılan “Bu Tarz Benim” yarışması oldu. Nur Yerlitaş, Kemal Doğulu ve Ivana Sert’in jüri üyesi olduğu yarışma, çoğu zaman tartışmalar ve yarışmacıların birbirlerine söylediği sözlerle, yaptıkları eleştirilerle gündeme geldi. Diğer yarışmacılar arasından tarzları ve üsluplarıyla sıyrılan iki güçlü aday vardı. Biri yarışmada birinci seçilen Aycan-Nurcan kardeşler, diğeri isim yarışmadan ikincilikle ayrılan Ezgi Baylar idi.

Ezgi, program biteli aylar olmasına rağmen hayranları tarafından sosyal medyada, özellikle instagramda yakından takip ediliyor, şimdilerde ne yaptığı merak ediliyor. Ezgi’nin mutfağına girdim (Hülya Mutfakta!) ve hayattan, yarışmadan, yemekten, mutfaktan konuştuk. Çok keyifli bir sohbet oldu. Keyifle okuyacağınızı umuyorum.

Zaten maddi durumu iyi, yarışmadan kazanacağı 100 bin TL’ye mi ihtiyacı var da katıldı vs diye çok eleştirildin. Neden katıldın böyle bir yarışmaya?

Evlendiğim dönemde aynı yapımcının ‘Bugün Ne Giysem’ yarışma programına katılmıştım. Bu program devam ederken hamile kaldım. Tüm turları geçtim ve baktım ki 7. ayda finale kalacağım, öyle çıkmak istemedim, rica ettim ve beni elediler. O dönem çalışıyordum ve Alya’ya hamileyken işi bıraktım. Çocuğun üstüne düştüm, hayatım tamamen kızım olmuştu. 15 gün evden çıkmadığımı biliyorum. Önceki yarışmanın yapımcısı beni bildiği için ‘Bugün Ne Giysem’ programı için teklif getirdi. Önce istemedim, sonra eşime, kayınvalideme ve anneme yarışmadan bahsettim. Katıl, biz Alya ile ilgileniriz, destek oluruz dediler. Ben de kabul ettim. Sırf o çocuk psikolojisinden, monoton hayattan çıkmak, eğlenmek için katıldım. Zaten moda ilgi duyduğum ve zevk aldığım bir alan.

İhtiyacın var mıydı 100 bin liraya?

Herkesin ihtiyacı var böyle bir paraya. Asgari ücretin 1.000 küsur TL olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Hiç fena olmazdı 🙂

Yarışma boyunca ismin bir kez elenmek üzere önerildi. Aycan- Nurcan ve Ayşenurla finale kaldın. Final gecesine 1 puan önde başladın…

Programa başlarken belki ikinci hafta, belki beşinci hafta elenirim diye düşünüyordum. Programda kalayım, kavga edeyim, dikkatleri üzerime çekeyim derdinde olmadığım için sonuna kadar gider miyim bilmiyordum. Program 14 haftaydı, zaten 8 hafta koruma altındaydım. Kimseyle kişisel olarak hiçbir tartışmaya girmedim. Yakın veya uzak olduğum insanlar vardı ama bu tamamen benim kişisel tercihimdi. Aycan ve Nurcan, Gizem ile iyi anlaşıyorduk.

Jüriyle yarışma öncesinde tanışmayan bendim ama ihale bana kaldı

Torpilli olduğun konusu çok polemiklere sebep oldu. Sosyal medyada, forumlarda “SMS oylarıyla birinciliğe gelir, kayınvalidesi 18 bin liralık çanta takıyor, sms’te öne geçer” diye yazıldı…

Ben de çok komik şeyler okudum. Orta direğin birazcık üstü olabilir ama asla abartıldığı gibi, uçlarda bir hayatım yok. Kayınvalidemin çantası kendisini ilgilendirir. Ben kendim ne çalışıp üretiyorsam odur benim malım. Büyük bir magazinci abimize dava açtık ve tekzip yayınlamasını istedik. Ekşi Sözlük’te yazılan bir şeyi haber niteliğine dönüştürerek finalden üç gün önce yayınladı. Belki de ben o yüzden birinci olamadım, onu da bilmiyoruz. Kimsenin yaptığı yanına kalmaz, onu biliyorum. Yarışma boyunca gülüp geçtim bu tarz şeylere ama yarışma sonunda gülüp geçemedim çünkü o kadar emeğim var. Nur Yerlitaş, Kemal Doğulu ve Ivana Sertle yarışma sırasında tanıştım. Orada belki de jüriyle yarışma öncesinde tanışmayan sadece bendim ama ihale bana kaldı.

Mutfağındayız. Ezgi Baylar’ın mutfakla arası nasıldır? Kimi çay koymayı bilmez, senin de öyle mi?

Çok severim mutfağı. Her şeyi bilirim, istedikten sonra her şeyi yaparım.

Çocukluğunun sofraları nasıldı? Neleri yemekten hoşlanırdın?

Üç çeşit yemek olurdu her zaman. Annem çalışıyordu ama evde yemek pişmediği gün yoktu. Bayram sabahları ananemde toplanırdık. Dayım, kuzenler falan hep birlikte olurduk. Hiçbir zaman işkembe çorbası, kelle paça, yer elması ve kerevizle aram olmadı. Annem kerevize portakal sıkarak yapardı, ondan beri kereviz yiyorum.

Babanı yakın zaman önce kaybettin. Çocukluğundan hatırladığın, annenin veya babanın yaptığı, vazgeçemediğin bir yemek var mı? Birlikte yemek yapar mıydınız?

Babamdan ıspanak yapmayı öğrendim. Hala babamın tarzına göre yaparım. Baharatlı, salçası biraz daha fazla pişirirdi, et yermiş gibi olurdun. Babamın hamsi köftesi çok ünlüydü evde ve her hafta pişerdi. Bir de sigara böreğini şahane yapardı. Bize balık yedirmek için şirin şekillere sokardı.

Annenin yemeklerinden en çok hangisini seversin?

Taze fasulye! Bayılırım. Bir de yoğurt çorbası. Evde yoğurt çorbası piştiğinde dünyalar benim olurdu.

Mutfağa girip duyumsadığında seni mutlu eden bir koku var mı?

Elmalı Tart, Elmalı Cevizli Kurabiye. Tarçın ve elma kokusuna bayılırım. Şimdi olsa da yesek mesela 🙂

Vücudun formunda, nasıl besleniyorsun, formunu korumak için neler yapıyorsun?

Her şeyi yiyorum. 58 kiloyla hamile kaldım, 76 kiloya kadar çıktım. Doğumdan çıktığımda 75 kiloydum. Matematiğim yetmiyor bu durumu hesaplamaya 🙂 Doğumdan bir yıl sonra spor, özellikle sık sık koşu yaptım. Hamurişi yemedim ama ne yaparsam yapayım çikolatalı şeylere dayanamıyorum. Bu tarz bir şey yiyorsam o benim öğünüm oluyor ve sonradan yediklerime dikkat ediyorum.

Yarışma dönemi beslenme açısından nasıl geçti, çekim aralarında ne tükettin?

Çok kötüydü. Kuliste genelde börek, çörek, abur cubur oluyordu ve yiyordum. 45 dakika uyursam uyuyordum. Çok koşturmalı bir dönemdi ve programsız bir hayattı. Yarışmada 6 kilo verdim, 49 kiloya düştüm, şimdi toparladım.

Diyet veya detoks yaptığın oluyor mu?

Dönem dönem yapıyorum. Bazen ipin ucunu kaçırıyorum. Yemek direk psikolojiyle alakalı bence. 3 kilodan fazla almamaya çalışıyorum. Kimi zaman kendime izin veriyorum, canın ne isterse ye diyorum, yiyorum her şeyi, bakıyorum kilo almışım. 10 gün dikkat edip yine eski halime dönüyorum. Hızlı kilo vermek istediğinde lahana çorbası favorim. İnanılmaz etkili.

Ekmekle börek çörekle aran nasıl?

Ben çikolataya dayanamıyorum. Gördüğümde güzel bir şeyse yerim ama hamurişini aramam. Pasta, çikolata, tatlı olunca akan sular duruyor. Önüme bir sufle koy mesela, nasıl yiyorum bir gör 🙂 Canım çok çektiyse hemen bir kat dondurma bir kat nutella koyarak kat kat hazırladığım bir tatlı yapıp üzerine de şam fıstığı koyup bir güzel yiyorum.

Kırmızı etçi misin beyaz et mi? Ağırlıkla neyle besleniyorsun?

Hepsinden yerim, o an canım ne istiyorsa. Küçükken sadece kırmızı et yermişim. Anaokulunda pişen tencerenin içindeki etleri seçip yediriyorlarmış bana ama şimdi hiç ayırt etmiyorum.

Yöresel olarak beğendiğin yemekler neler? Hangi yörenin yemekleri ağzını sulandırır?

Ege mutfağını çok severim. Daha çok zeytinyağlılar favorim. Uzun süre İzmir’de yaşadığım için otlarla yapılan şeylere bayılırım. Deniz börülcesi mesela. Zeytinyağı, sarımsak, soğan, köri, yoğurt olan her şeyi yiyebilirim. Tüm yemekleri göz kararı yapıyorum ama sarmayı çok severim. Zeytinyağlı taze fasulyeden sonra yaprak veya lahana sarması gelir. Orda elin lezzeti önemli bence. Osmanlı mutfağından gelen fıstık ve üzümü koyarım. Hatta zeytinyağlı lahana sarmanın içine kırık kestane bile eklerim.

Dünya mutfağında damağını şenlendiren özel mutfaklar var mı?

Meksika, Hint yemekleri gibi çok karışık, ağır yemekleri sevmiyorum. Çin Mutfağını çok severim. Tatlı- ekşilere bayılırım ama mesela sushinin her çeşidini yiyemem, california roll’dan epey yiyebilirim. İçine balzamik giren her şey nefistir.

Sokak yemekleriyle aran nasıl?

Yerim. Seçmem pek. İş için gittiğim şehirlerde şurası güzel denmişse orda gider yerdim. Cadde’de yürürken simit kokusuna dayanamam.

Sakatat sever misin?

Kokoreç, midye yiyorum ama beyin, kelle paça, işkembe yiyemem. Ağzıma yumuşak gelmeyen her sakatatı yiyebilirim.

Tok olsan da hayır diyemeyeceğin, yemelere doyamadığın bir yemek- yiyecek var mı?

Sufle ve fondü. Özünde çikolata yani 🙂

Ezgi Baylar’ın buzdolabından eksik olmayan bir yiyecek var mı?

Peynir çeşitleri. Parmesan peyniri hayatta eksik olmaz, neye koysan gider. Gouda, ezine keçi, kaşar ve beyaz peynir, dil peyniri, süt, birkaç çeşit çikolata mutlaka olur.

Kaçamak yapmak istesen ilk ne yersin? Suçluluk duyduğun olur mu?

Nutella. Kavanozu bitirmem ama şöyle güzel bir kaşık alırım. Suçluluk hiiiiç duymam. Yarın dikkat ederim derim ama yerim o nutellayı.

Yemek için mi yaşamak için mi yersin?

Her ikisi de. Günün yoğunluğuna göre değişir. Yoğunsam bazen yemeyi unutuyorum, bazen bir üşengeçlik oluyor, kalkıp bir şey hazırlamak istemiyorum.

Kızın Alya nelerle besleniyor. Beslenmesinde en çok neye dikkat ediyorsun?

Sabah kahvaltısında beyaz peynir ve cevizi fikstir. Bir tane de bisküvisi var. Mümkün olduğunca karbonhidrattan uzak tutuyorum Alya’yı. Vücudun yapıtaşları küçükken oluştuğu için dikkat ediyorum. Daha sağlıklı, protein ve sebze ağırlıklı beslemeye çalışıyorum. Zararlı şeyleri onun önünde yemiyorum. Alya’ya 6 aylık olduğundan beri ne yerse yesin, öğlen ve akşamları içirdiğim bir çorba var. Bu çorba muhallebi kıvamında, sulu değil, koyu kıvamlı. İçinde bütün mevsim sebzeleri, kıyma, yeşil ve kırmızı mercimek, bulgur, az pirinç, tereyağı, zeytinyağı var. Alya’ya hiç ilaç vermedim. Bu tam bir atom çorba, içinde alması gereken her şey var ama evde pişen yemeklerden de yiyor. Bütün meyveleri tüketiyor.

Eşinizin mutfakla arası nasıl, benzer şeyler mi yiyorsunuz, et mi sever sebze mi?

Baran benden önce hep et yiyen birisiydi. Benimle sebzeyi sevdi. Çikolata hiç yemezdi, benim gibi çikolata yiyor o da. Zevklerimiz çok benziyor ama onun en çok sevdiği yemek karnıyarık. Ben o kadar ağır yemekleri bayılarak yemiyorum mesela.

Market alışverişini kim yapar?

Hep ben yaparım. İnternetten alıyorum zaten. Çok gurme birşeyse gidip alıyorum.

Ivana Sert bir röporatjında aşık olunca iştahım kesiliyor demişti, sence aşk ile yemek arasında nasıl bir ilişki var?

Bence ilişki yok. Aşk değil de daha çok hayatınla ilgili bu durum. Hayatını aşk olarak görüyorsan o ayrı ama benim için hayat, işim, aşkım, psikolojik durumum, ailemle ilişkim bir bütün. Aşk, eskiden hayatımın merkezindeydi ama Alya doğduktan sonra en büyük aşkın çocuk aşkı olduğunu anladım. Alya’nın sarılması ile eşinin sarılması arasında dağlar kadar fark var.

Gitmekten zevk aldığın mekanlar?

Nuteras, Bodrum Marina’daki Cookshop, Big Chefs, Kırıntı, Limonata. Çok özel bir kutlamaysa Vogue, eğlenmek istiyorsak Reina’ya gidiyoruz ama bana göre evde olmak, arkadaşlarla bir şarap açıp peynir tabağıyla, güzel bir müzikle vakit geçirmek daha çok hoşuma gidiyor.

Ezgi Baylar’dan Lahana Çorbası Tarifi

Malzemeler:
2 kg beyaz lahana
4-5 yeşil biber
4 adet büyük boy soğan
1 baş dereotu
1 adet domates
Az tuz
Az zeytinyağı

Yapılışı:
Tüm malzemeleri düdüklüde pişiriyorum. Blenderdan geçiriyorum ve içiyorum.

Etiketler İlgili
Bu haberlerde ilginizi çekebilir..
Yorumlar

Comments are closed.

Menümüz