banner

Erbil mutfağına kadın eli değdi

Nalan Yalçın 15 yıllık turizmci. Uzun süre Türkiye’deki otellerde çalıştı. Irak’ın Erbil bölgesindeki Türkiye merkezli bir otelden teklif alınca Erbil’e yerleşti. Evlenip şehirde kalma süresini uzatan ve turizm sektörünün bir dalı olan catering işine girerek kendi şirketini kuran Yalçın, şimdilerde Erbil’de ticaret yapan yerli ve yabancı firmaların çalışanlarına profesyonel catering hizmeti veriyor. Sıcak bölgede olmasına rağmen yatırımlarını sürdürüyor ve Irak’ı deneyimleyen genç bir işkadını olarak işadamlarını Erbil’de ticaret yapmaya çağırıyor.

Birkaç yıl önce Irak’ın Erbil şehrinde çalışmaya ve yaşamaya başladınız. Nasıl gelişti?

2012 yılında Erbil’deki bir 5 yıldızlı Türk otel zincirinden teklif almıştım. Erbil’e gelme kararım biraz zaman aldı. Erbil olmasından dolayı ilk başta kabul etmedim. Buraya karşı önyargılıydım. Savaştan çıkmış bir ülkeydi ve bir kadın olarak Erbil’de nasıl yaşanır, nasıl çalışılır çok kestiremiyordum. İstanbul gibi bir metropolden Erbil’e gelmek, burda yaşamak! Birkaç ay sonra aynı otel zincirinden yine teklif gelince burada olmam gerektiğine inandım. Buraya gelirken beklentilerimi çok dipte tutarak geldim. Çalıştığım otelde 22 milletten insan çalışıyordu. Daha çok petrol firmalarının expatları konaklıyordu. Çokkültürlü bir yere geldiğim için mutluydum. Zamanla Lübnan, Kürt Mutfağına ait güzel restoranlar keşfedince burada yaşamak kolay ve keyifli gelmeye başladı. Geleli üç yıl olmuş.

Sonra bir karar alıp kendi işinizi kurdunuz. Irak’ta catering sektöründe hizmet veren bir şirketi yönetiyorsunuz…

Evet, sonra kendi işimi kurmanın vakti geldiğini düşünmeye başladım ve sektörleri bu gözle değerlendirdim. 15 senedir otelcilik yapan ve yemek yemeyi çok seven biri olarak catering firması kurmaya karar verdim. Erbil’de çok firma var ama halen profesyonel hareket eden bir firma yok. Firmalara hala poşette catering hizmeti sağlanıyor. Örneğin menüde etli taze fasulye varsa size bir poşetin içinde geliyor. Siz poşetten tencereye döküp ısıtıp yiyorsunuz. Otelcilik tecrübemi buraya taşıdım ve 240.000 usd sermayeyle bir catering şirketi kurdum. İşin içinde kadın varsa temizlik, düzen, sistem daha kolay kuruluyor. Burada hizmet veren pek çok firma ülkeyi terk etmiş durumdayken, şirketimiz profesyonel ekibiyle hizmet vermeye devam ediyor.

Erbil Gourmet neler yapıyor?

Firmamız 2014 yılında faaliyete geçti. Bunun yanında camp management da yan kolumuz. Petrol firmalarına kamp kurulumu, temizlik, güvenlik, sağlık hizmeti ve yemek servisi veriyoruz. Yakın zamanda hayata geçecek bir diğer projemiz var. Bu projeyle 150 yerel, 90 yabancı çalışana Türk, Kürt ve yabancı şeflerimiz, kendi mutfaklarından yemekler yapacaklar. Yerel halka da istihdam sağlıyoruz.

Erbil’deki diğer catering firmalarından farklı ne yapıyorsunuz?

ISO standartlarımız, gıda mühendisimiz ve diyetisyenimiz menüler hazırlıyor, yemeklerin analizlerini yapıyor. Türkiye’den termo treyler getirdik. Kilitli kapak sistemi sayesinde yemekler -40 ve +100 dereceye kadar aynı ısıda muhafaza ediliyor. Gıda ve iş güvenliği ilk önceliğimiz. Bazı Michelin yıldızlı restoranlar paket servise karşı olmalarına rağmen bunun en iyi sistem olduğunu düşündükleri için bunu kullanıyorlar. Bu işi uzun vadeli yapmayı hedeflediğimiz için her şeyin mükemmel olmasına özen gösteriyoruz.

Erbil’de iş hayatı nasıl?

Burası iş hayatının çok yoğun geçtiği bir yer. Türkiye’de mesai saatleriniz vardır, burada da var ama her sektör için mesai saatleri sadece uyuduğunuz zaman bitiyor ve uyandığınız zaman başlıyor. Gündüz çalışıyor, akşam arkadaş toplantılarında, iş yemeklerinde yine iş görüşmeleri, toplantılar yapmaya devam ediyorsunuz. Türkiye’den Erbil’e gelip iş yapmayı düşünen misafirlerimiz oluyor. Elimizden geldiğince buradaki iş hayatını, piyasayı gelenlere anlatmaya çalışıyoruz.

Irak bizden vize istiyor mu?

Türkiye ve Erbil arasındaki yakın ekonomik ilişkilerden dolayı buraya gelen Türk vatandaşları için 15 günlük vize veriyorlar. Hava alanında pasaportunuza işliyorlar. 15 günden fazla kalacaksanız mutlaka oturum izni almanız gerekiyor. Oturum izniniz yoksa ve süreyi geçirirseniz devlet kurumuna gitmeniz ve cezasını ödemeniz gerekiyor.

Gitmeden önce herhangi bir sağlık kontrolünden geçmek gerekiyor mu?

Türkiye’den gidenler için herhangi bir aşı zorunluluğu yok. Oturum izni alırken sizden kan alınıyor ve hepatit mikrobu taşıyıp taşımadığınız inceleniyor. Hepatitiniz varsa 24 saat içinde ülkeyi terk etmeniz gerekiyor ve bir daha giriş yapamıyorsunuz.

Irak’ta kimler yaşıyor ve hangi dilleri konuşuyorlar?

Şii Arap, Sünni Arap, Kürt, Türkmen ve hristiyanların yaşadığı geniş bir coğrafya burası. Ağırlıklı olarak Şii Araplar yaşıyor. Sünni Araplar ve Kürtler ikinci çoğunlukta. Türkmenler ve hristiyanlar azınlıkta. Ülkede anadil Arapça. Kürdistan Özerk Bölgesi’nde (Erbil, Süleymaniye, Duhok) Kürtçe. Hristiyanlar Kürtçe ve Arapça biliyorlar. Türkmenler Türkçe, Kürtçe, Arapça konuşuyorlar. Kürtçe bizim doğudakinden çok farklı, burada Soranice konuşuluyor. Bizim doğuda Kırmanci konuşulur mesela.

Burası Orta Doğu, burada herkes savaşa ve savaş sonrası toparlanmaya alışkın

Erbil seyahat veya ticaret yapmak için güvenli bir ülke mi şu anda?

Benim ilk geldiğim zamanlarda Türkiye’den kimi ararsanız buradaydı. Holdingler, küçük ölçekli işletmeler, idealistler. Amerika resmi olarak Erbil’den çekildiğinde yıkılan şehrin kurulması için iş gücüne ihtiyaç olmuş. Erbil Hükümeti buraya gelenlere çok cazip teşvikler vermis. Örneğin bir hastane veya bir konferans merkezi için %100 teşvik verilmiş. Yani para hazır sadece gelip iş yapacaksınız ve Türkiye şartlarında çok iyi bir gelirle ülkenize döneceksiniz. Bazı Türkler işlerini çok iyi yapmışlar, hala çok iyi işler yapmaya devam ediyorlar. Aradan neredeyse 10 sene geçmiş. Erbil’de iş yapabilmeniz için temiz bir iş siciline sahip olmanız ve profesyonel hareket etmeniz gerekiyor. Geçtiğimiz Haziran ayından beri bir çok firma Işid dolayısıyla ülkeyi terk etti. Önümüzdeki yıl iş piyasasında arayı kapatmakla geçeceğe benziyor. Sonrası kolay. Burası Orta Doğu, burada herkes savaşa ve savaş sonrası toparlanmaya alışkın.

Savaş zamanında neredeyse her yer alt üst oldu. Şimdi ne gibi değişimler gözlemliyorsunuz?

Erbil’de aslında her şey yolunda. Saddam döneminde Erbil üs olarak kullanılmış. O zaman da çok tahribat olmamış. Araplar biraz fanatik olduğu için asıl savaşlar Arapların da yaşadığı bölgelerde geçiyor. Erbil de ekonomik olarak etkileniyor.

Elektrik, su, ulaşım, haberleşme gibi sistemler sağlıklı işliyor mu?

Bölgesel olarak değişiklik gösteriyor. 2000- 5000 USD arası kira veriyorsanız yaşadığınız sitenin su deposu, jeneratörü var. Daha düşük kiralı bir evde iseniz elektrik ve su kesintisi yaşamamanız için kendi imkanlarınızla buna çözüm bulmak zorundasınız. Bazen günde 10-12 saat elektrik kesintisiyle karşılaşabiliyorsunuz. Haberleşmede buranın en iyi operatörünün sahibi Turkcell ile yakın olduğu için Turkcell kalitesinde hizmet alabiliyorsunuz. Internet buraya ilk geldiğim yıl çok yavaştı ama son 2 senedir 4G ile bağlanıyoruz.

Ekonomisi nasıl? İnsanların alım gücü?

Orta Doğu’da petrolün olduğu her ülke gibi aslında. Çok pahalı zevkleri olan bir kesim var. Nasılsa alıyorlar diye kalitesiz bir şey satmanıza imkan yok, çok bilinçli bir tüketici kitlesi var. Mercedes’i olan da var otobüsle seyahat eden de. Ülkemize kıyasla Erbil pahalı bir ülke. En ucuz olan şey benzin, alkol, sigara ve araba.

Bizde alışveriş merkezi patlaması yaşanıyor. Oradaki yansımaları neler?

Erbil’e ilk geldiğim gün alışveriş için beni buranın en büyük avm’sine götürdüler. AVM’de İbrahim Tatlıses çalıyordu. Mango, Koton, Kiğılı, Mado gibi Türk firmaları vardı. Tekstilde pazara Türkler hakim. Erbil’de alışveriş genelde avmlerden veya bizim Eminönü gibi olan Kale tarafından yapılıyor.

Türkiye’den gelip Irak’ta ticaret yapan hangi firmalar var?

Gama, Doğuş, Koç, Sabancı Holding var. Bu firmalar dışında da Türkiye’de önemli bir pazara sahip olan ve burada iş yapan firmalar var.

Iraklılar’ın haftasonu alışkanlığı ne? Sinemaya mı giderler, yemeğe mi çıkarlar, dolaşarak mı vakit geçirirler? Irak’ta sosyal hayat nasıl?

Burada haftasonu cuma günü. Perşembe akşamı Türkiye’deki Cuma akşamları gibi arkadaş yemekleri olur. Cuma sabahı erken kalkılarak kahvaltı yapılır ve Cuma namazına gidilir. Saat 3-4 gibi de mutlaka aile ile öğle yemeği yenir. Sonra genelde halk alışveriş ve piknik ile vakit geçirir. Akşamları genellikle birkaç iyi restoranda yemek yenir. Şehrin Ainkawa diye bir bölgesi var. Burada hristiyanlar ve müslümanlar iç içe yaşar.

Irak’ta sofraların çok zengin olduğundan bahsediliyor. Bu sadece 5 yıldızlı otellerde mi böyle, yoksa sahiden herkes bolluk bereket içinde mi yaşıyor?

Erbil coğrafya olarak çok zengin mutfaklara sahip olan komşulara sahip bir bölge. İran, Türkiye ve Suriye mutfaklarından etki var. Şehre expatların gelmesiyle Hint, Fransız, İtalyan, Japon ve Çin mutfağını da bulabiliyorsunuz. Aileler kalabalık ve sofralar zengin. Dolmalar, salatalar, kuru fasulyeler, dikil (köy horozu) ve daha bir çok yemek aynı masada yer alır. Burada misafir ağırlamak çok manevi bir durum. Yemeğe misafiriniz geliyorsa onun sevdiği sevmediği her şey yapılır.

Ne tarz yemekler var, et mi sebze mi, baharat ağırlıklı mı?

Et ağırlıklı besleniliyor. Zeytinyağlılar, sebze yemekleri çok yok.

Erbil’e gelince nereler gezilebilir?

Shaklawa bölgesi çok güzeldir. Erbil’in turistik merkezidir. Aileler kış aylarında Ebil’de yazın burada yaşar. İran sınırına yakın olduğu için yaz aylarında daha serindir. Dukan bölgesi ise küçük Monaco gibidir. Jet-skii yapanlardan tutun da Casinolara kadar her şeye ulaşabilirsiniz. Lalish de çok özel bir bölge. Dünyadaki tüm Yezidilerin hacca gelip ibadetlerini yaptığı bir bölgedir. Halepçe de tarihteki kötü anılarıyla hatırlanır. Mezarlar hala orada ve şehir aynı hüznü yaşıyor. Tarihi Erbil Kalesi, bu sene Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani’nin yoğun çalışmaları sonucunda UNESCO kültür mirası listesine kabul edildi. Kesinlikle görülmeli. Irak için maksimum 3 gün yeterli olur.

Erbil’e geldiğimde nerelerde yemek yiyebilirim?

Dawa Restoran başı çeker. Türklerin çok sıklıkla ziyaret ettiği restoranda önce 15-20 çeşit yemek gelir, sonra ana yemek siparişinizi alırlar. Başka bir önerim Abu Shahab Restoran olur. Erbil’in ilk yerel restoranıdır. Lübnan yemeklerini bulabileceğiniz Zahle ile Türk yemeklerini deneyebileceğiniz Myhane lezzetleri özeldir.

Etiketler İlgili
Bu haberlerde ilginizi çekebilir..
Yorumlar

Comments are closed.

Menümüz