banner

En lezzetli ama en hengameli festival

Türkiye’nin en lezzetli festivali olan ve bu yıl dördüncüsü düzenlenen 101Lezzet Festivali ile damaklarımız şenlendi.

Time Out İstanbul’un organize ettiği, Ferah Feza’dan Topaz’a, Roka Pera’dan Virginia Angus’a, Develi’den Dem Karaköy’e, Pare Baklava Bar’a onlarca standta yiyecek ve içeceklerin tadıldığı festivale yaklaşık 3.000 kişi katıldı. Yediğimizin önümüzde yemediğimizin arkamızda kaldığı etkinlik için Sait Halim Paşa Yalısı dar gelse de Uzak Doğu mutfağından İspanyol yemeklerine angustan balıklara, binbir çeşit tatlıdan şaraba, dondurmaya kadar her türlü kategoride lezzet tatmak mümkündü.

Bu yıl festivale eklenen Tasty Sinema’da izlediğimiz Yedi Kocalı Hürmüz filmi ve film eşliğinde sunulan sürpriz kutudaki yemekler benim için farklı bir deneyim oldu. 24 Kitchen kanalının standında, bisiklet çevirerek yaptığımız çakivakiduda smoothy, 10 Karakoy’ün öğlen ve akşam yemeklerine zor yer bulunan restoranı Rudolf’ün efsaneler yaratan şefi Rudolf Van Nunen ile sohbetimiz ve Boğaz’a karşı şarap ve yemek keyfi dimağıma kazınan anlardan. Seneye bakalım hangi işletmeler ve lezzetler olacak…

Sait Halim Paşa Yalısı Festival’e dar geldi

Festivaldeki tek sorun mekanın böyle bir festivale dar gelmesi, insanların izdiham halinde standları dolaşmaya ve yeni lezzetler tatmak için mücadeleye girişmesiydi. Eminim bu konuda festivale katılan herkesle hemfikiriz.

Tadını alarak elimdekini ağzıma atayım diyorsun ama arkadan gelen insanlar da alsın diye hem soslu makarnayı plastik çatalla ağzına atmaya çalışıyorsun hem içeceğini kendi üstüne ve başkalarının üzerine boca etmeden yürümeye çalışıyorsun. Diğer yandan standta tattığın lezzetin ne olduğunu, ne ihtiva ettiğini sormaya vaktin olmuyor çünkü servis veren kişi aynı anda 3-4 kişiye cevap yetiştirmeye diğer yandan eksilen mini plastik tabakları yenilemeye çalışıyordu. Gözümün yadırgadığı şey ise deniz kenarındaki bu değerli yalıdan yükselen dumanlar oldu. Nihayetinde lezzet festivalinde ‘lezzetin tadına istediğimiz gibi varamadan’ hengameyle ilerleyen ve fakat buluşma noktası yemek olan kişilerle tek bir çatı altında toplandığımız keyifli bir gün yaşadık.

Gelecek yıl kesinlikle katılımcı sayısı ve stand başına düşen metrekareye göre bir etkinlik alanı seçilmeli. Alana giriş çıkışlar daha sistematik ve hızlı ilerleyen bir sistemle yapılmalı. Standlar bu kadar alçak değil insanların rahat erişebileceği yükseklikte olmalı. Zira kalabalıktan ve tezgahların aşağıda kalmasından dolayı sürekli eğilerek dolaştım, gerektiği kadar fotoğraf çekemedim.

Tüm bunların yanında kapıda vale olması, festival alanının önünden yarım saatte bir kalkan Maslak metro shuttle’ının düşünülmesi, sektörün deneyimli isimlerinin çeşitli oturumlarla yemek ve yemek kültürü konusunu irdelemesi, festivalin İstanbul’u yansıtan bir mekanda yapılması organizasyonun artılarındandı. Emeği geçen herkesin eline sağlık.

Etiketler İlgili
Bu haberlerde ilginizi çekebilir..
Yorumlar

Comments are closed.

Menümüz