banner

Ekolojik (organik) pazarlar nerede?

Mutfağımıza her nereden gıda ürünü giriyorsa, masamızda, tabağımızda her neyi tüketiyorsak orada olacağız fikriyle yola çıkmıştı okuduğunuz site. Bunun en önemli ayağı şüphesiz ekolojik (organik) pazarlar. Çünkü artık çocukluğumuzda tükettiğimiz yiyecek içecekler tarihe karıştı. Kendi sağlığımız ve bizden sonra gelecek nesillerin, çocuklarımızın sağlığı için en sağlıklı olanı araştırıp tüketenlerin sayısı hiç de az değil.

Bunun için şimdilerde yaygın bir şekilde ‘memleketten’ sipariş ettiğimiz, eskisi gibi üretildiğini sandığımız gıda ürünlerini organik diye tüketme eğilimimiz var. Memleketten söylediğimiz yumurtanın, balın, tereyağının, pekmezin, sebze meyvenin aslında organik olmadığını anlamamız biraz zaman alacak ama eminim her geçen gün ekolojik, organik kelimelerinin içini daha çok doldurur bilgilere sahip olup sahiden organik gıda ürünü üretenlerin hakkını vermiş olacağız. Çünkü en çok sömürülen kelime ‘organik’ şu günlerde.

Ekolojik (organik) pazarlar

Dünya genelinde ekolojik gıda tüketimi yaygındı ama yakın tarihe kadar ülkemizde yetiştirilen ekolojik ürünlere ulaşmak zordu, el yordamıyla, bireysel çabalarla ekolojik gıdaya ulaşabiliyorduk. Zaten ekolojik tarım yapan çiftçi sayısı da oldukça azdı. Toplum olarak ekolojik, organik kelimelerine bile çok uzaktık.

‘Yaşam dönüşümdür’

1990’larda kurucusu Victor Ananias’nın ‘Yaşam Dönüşümdür’ savı ve kişisel çabalarıyla başlayan Buğday Hareketi, 2000’lerin başında Ekolojik Tarım Kanunu ve Yönetmeliklerin olası ekolojik pazarı destekleyecek yönde çıkartılması sürecinde daha aktif olmaya başladı.

2004 yılında Atlas Dergisi dolayısıyla takip etmeye başladığım Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin, halk/ semt pazarı mantığıyla kurulmasına öncülük ettiği ilk ekolojik pazarlar için kolları sıvamasıyla daha geniş bir hareket başladı. 2006’da Türkiye çapında sertifika kuruluşları, üretici, sivil toplum kuruluşları, kamu, nakliyeciler, pazarcılar, akademisyenler bir araya geldi. Pazarda uygulanacak sistem ve kurallar tespit edildi ve üreticilerle sözleşmeler yapıldı.

Tüm bu süreç sonunda Haziran 2006’da Buğday Derneği, Şişli Belediyesi, Milupa Organik ve Pınar Organik işbirliğiyle Şişli %100 Ekolojik Halk Pazarı kuruldu. Bu pazarda üreticilerin sattığı meyve- sebze, peynir, yumurta, kuru sebzeler, makarna, çikolata, tavuk gibi gıda ürünlerini bulmak mümkündü.

Şişli pazarını, 2008’de kurulan Antalya ve Samsun %100 Ekolojik Halk Pazarı takip etti. Arkasından ekolojik pazarlara 2009 sonunda Kartal, 2010’da Beylikdüzü ve Bakırköy katıldı.

2012’ye gelindiğinde ekolojik ürün üretimi de tüketimi de artmıştı. Yeni çıkan yönetmelikle belediyelere resmen organik pazar açma yetkisi tanındı. Şimdilerde Konya Meram, Burhaniye, Seferihisar, Kayseri Kocasinan ve K.çekmece Arenapark %100 Ekolojik Halk Pazarı projesiyle pazar sayısı 11’e yükseldi.

Buğday Derneği’nin kurduğu bu pazarlar dışında Ekolojik Üreticiler Derneği’nin belediyeler işbirliğiyle kurduğu ekolojik pazarlar da var. İstanbul’da Kadıköy, Maltepe, Zeytinburnu, İzmir’de Bornova Organik Pazarı bunlardan birkaçı.

Pazar alışverişine gidecekseniz hatırlatmamda fayda var. Pazarın sürekli müşterileri sabahın beşinden itibaren alışverişe geliyorlar, bazen tezgahlarda hiç ürün kalmıyor. Yani erken gitmekte fayda var.

Dolaşırken acıktım derseniz bazı pazarlarda patatesli, peynirli veya ıspanaklı gözleme ve taze meyve suyu da bulabiliyorsunuz.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği işbirliğinde düzenlenen organik pazarlar ile ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz www.bugday.org adresini ziyaret edebilirsiniz.

Etiketler İlgili
Bu haberlerde ilginizi çekebilir..
Yorumlar

Comments are closed.

Menümüz