banner

Çay kadehe girdi

Uzun zamandır çay konusunda takmış durumdayım. İki kez çay hasadına katılma şansım da olmuştu (çay yapraklarını yanlışlıkla kökünden buduyordum, elimden son anda kurtardılar, çaktırmayın 😉 ) . Gördüğüm ve duyduğum o ki çay demlemeyi -ben dahil- bildiğimiz pek söylenemez. Genelde kaynamış suyu, çayın üzerine döküp yakıyoruz. Bu konuyu daha sonra sevgili Çayaşkı ile işleyeceğiz ama benim gibi çay müdavimlerine güzel bir haberim var.

Dünyada yeni bir trend söz konusu. ‘Tea Sobriety’…

Bu akımda alternatif, serinletici, alkol içermeyen premium çaylar şık kadehlerde çayseverlerle buluşuyor. Son yıllarda Avrupa’da gün içinde, öğlen yemeklerinde ya da iş yemeklerinde keyif alarak tüketilen ve alternatif bir içecek olarak yer alan çay, gün içerisinde daha ayık, daha sağlıklı ve keyifli bir yaşam sürmek amacıyla tüketiliyor. Tabii ayık kalmak istiyorsanız yasemin çayından uzak durmanız gerektiğini belirtmeliyim, zira içtikten yarım saat sonra sızıp olduğunuz yerde uyuyabilirsiniz. E güzel haber, bu çay anksiyete ve depresyon rahatsızlığı olanlar için doğal bir ilaç niteliğinde. İçince tüm stresiniz kayboluyor ve sakinleşiyorsunuz. 🙂 Yaşasın yasemin çayı!

Birkaç gün önce Park Hyatt Maçka Palas  ve çayın duayen mekanlarından Asiachai Art işbirliği ile gerçekleştirilen çay tadım günlerinin ilkine katıldım. Türkiye’nin çay konusundaki uzman isimlerinden Halil Ulaş tarafından usulüne göre demlenen Beyaz, Yeşil, Sarı, Oolong ve Pu’erh çaylarını deneyimleme şansım oldu.

Asya çay sanatı ve dünyadaki yansımalarının anlatıldığı bu “Intense Tea Tasting” workshopunda dünyada sudan sonra en çok tüketilen içecek olan çayın bulunuşundan tarımına, demlenmesinden çay ekollerine pek çok konuda bilgi ve fikir sahibi olduk. 1500 yıldır üretilen ama ülkemize son yıllarda gelmeye başlayan matcha çayının hazırlanışını izleyip denedik. “Darjeling first flush” çayın notalarını öğrendik.

İtiraf etmeliyim beni en çok “pu’erh” çayı etkiledi. Adeta şarap gibi… Dayanıklı bitkilerle yapılan bu çay buharda soldurulup kurutulduktan sonra kalıplar halinde basılıyor. Üç yıl fermente edildikten sonra önünüze geliyor, müthiş ayıltma etkisi var. Hatta bir ara Dr. Mehmet Öz bu çayın zayıflatıcı etkisinden sıklıkla bahsetmişti. (Bakınız: https://www.youtube.com/watch?v=MVIyazPAc8E ) Uzman diyetisyenlerimiz ne der bilmiyorum ama denemekte fayda var bence.

Bu tadım bana o kadar iyi geldi ki, Nişantaşı’nın göbeğinde, kalabalıktan uzak, meditatif bir etkinlikti adeta. Uzak Doğu kültürüne, çaya ilgi duyanlar ve gündelik hayatın koşturmacası ve düşüncelerinden bir süre uzaklaşıp çay ritüeli ile rahatlamak isteyenler için inanılmaz keyifli geçeceğini düşündüğüm Çay Tadım Günleri, 22 ve 29 Temmuz tarihlerinde saat 13.00 – 15.00 saatleri arasında da gerçekleştirilecek. Master class çay sunumu ve tadımının ardından Bento Box içinde hazırlanan Uzak Doğu mutfağından öğle yemekleri ve beraberinde çayların kadehte servis edildiği etkinlik kişi başı 225 TL. Etkinliğin finalinde havuz başında, çaylı ve tercihe göre alkollü veya alkolsüz bir kokteyl ikramı da var. Her tadım 8 kişi ile sınırlı.

Detaylı bilgi ve rezervasyon için Tel: 0212 315 12 34

Adres: Teşvikiye, Bronz Sok. No:4 Şişli İstanbul

ÇAY TADIM GÜNLERİ’NDE NELER ÖĞRENDİM?

*Çay M.Ö. 2737’de fitoterapinin babası olarak bilinen, Çin’in efsanevi imparatoru Shen Nung tarafından bulunuyor.

*Bugüne gelmiş 3.000 yaşında çay ağacı var.

*Türkiye, Çin (%30), Hindistan (%24,4), Kenya (9,5), Srilanka (%8)’dan sonra dünya genelindeki en büyük 5. çay üreticisi. Türkiye %5,3. Yalnız belli bir standardizasyonu yok. O yüzden çay kalitesi anlamında sıkıntılarımız var.

*Asya’da 3 bin 800 çeşit çay bitkisi var.

*Yasmine Dragon Pearl’ün kg fiyatı dünya genelinde 250 Euro. Çin ustalık çayı olarak biliniyor.

*Suyun ph’ı demlediğiniz çayın lezzetini değiştiriyor.

Etiketler İlgili
Bu haberlerde ilginizi çekebilir..
Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menümüz