banner

Balın sahtesi nasıl olur?

Çocukluğumun yaz ayları Karadeniz’de, kovanların ve elma bahçelerinin arasında, yeşillikler içerisinde geçti.

Yaz bitip de sonbahar geldiğinde tüm bahar ve yaz aylarında balını peteklere itinayla getirip bırakan, yaratılış mucizelerinden arıların balları toplanıp kolilerle büyük şehirlere gönderilirdi. Süzme balın yapılışını da, peteklerin her gün nasıl sabırla dolduğunun hikayesini de yakından izleme şansım oldu. Hatta birkaç kez arının iğnesinden nasibimi almışlığım da…

Ne yazık ki son yıllarda ‘gerçek bal’ yemiyoruz. Gerçek balı bulmak için epey zaman ve efor sarf etmemiz ve bir de balı aldığımız üreticinin vicdanına güvenmemiz gerekiyor. İyi ve ‘gerçek bal’ satan üreticiye aylar öncesinden kaç petek bal alacağınızı bildirmeniz gerekiyor ki, size bitmeden ayırsın.

Her gün televizyonu açtığımda 10 kilosu 100 TL’ye satılan balları gördükçe, alım gücü olmayan ama ailesine bal yedirmek isteyen ebeveynlerin nasıl bir gıda terörünün içine düştüklerini görmekse inanılmaz üzüyor zira kanserin gitgide ilerlediği bir dönemde, bile bile insanların hayatını tehlikeye atacak bir ‘kimyasal madde’ satmak ne kadar vicdani bir hareket? Diğer yandan devlet, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve RTÜK bu tanıtım filmlerini izlemiyor mu?

Kafamda onlarca soru varken bir de piyasada işini düzgün yapan bal üreticilerinin uğradığı haksız rekabet ve diğerleri gibi aynı kefeye konma riski sorunu beliriyor. Zira bal ve arı ürünleri üreticileri sürekli ‘sahtekar’ olarak anılmaktan son derece rahatsız.

Nişasta bazlı ve GDO’lu mısır glikozunu balmış gibi satanlar

Televizyonlardaki bal reklamlarından son derece rahatsız olduklarını ileten  Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Yönetim Kurulu Başkanı Bahri Yılmaz, ‘Balın sahtesi olmaz, arılar balı kendi yavruları için yapar. Türk arıcısının emeğine saygı duymayan, yasal boşluklardan yararlanan sahte adamlar vardır. Nişasta bazlı ve GDO’lu mısır glikozunu balmış gibi satıyor olmaları, hatta ihraç bile etmiş olmaları Türk balına imaj kaybettirmiştir. Laboratuvar analizleri olmadan tağşişle ürünleri anlamak mümkün değildir. Tüketicilerimiz güvenilir bal satın almak istediklerinde öncelikle il birliklerimizin markalarını ve tanınan, bilinen firmaların ballarını tercih etmelidirler’ dedi.

2015 yılı toplam bal üretimi 103.525 ton

Birlik üyesi tüm arıcıların, TAB ve T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ortak programı olan Arıcılık Kayıt Sistemi (AKS)’ne kayıtlı olduğunu ve izleme sistemiyle takip edildiklerini vurgulayan Yılmaz, ‘Üye arıcılara ait 6,8 milyon plakalı arı kovanı ve 103.525 ton bal üretimi ile Türkiye, dünya bal üretiminde ikinci sırada yer alıyor. Dünyada toplam bal üretimi 1.663.798 ton iken bunun yaklaşık yüzde 5,7’si Türkiye tarafından üretiliyor. Bal ihraç ettiğimiz başlıca ülkeler; başta Almanya olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri, Arap ülkeleri, ABD ve Uzak Doğu ülkeleri. 2015 yılı toplam bal ihracatı 5.000 ton. 2014 yılı bal üretimimiz 103.525 ton. 2015 yılı için resmi rakamlar henüz açıklanmamış olsa da yaklaşık 105.000 ton üretim yapılmıştır’ diye konuştu.

Yılmaz, 2016 yılı için ihracat hedefinin 10.000 ton, üretim hedefinin ise 107.000 ton olduğunu aktararak doğal flora alanları, eşsiz kır çiçekleri ve ‘dünya çam balı üretimi’nin yüzde 90’ının ülkemizde bulunması nedeniyle Türkiye’nin, bal çeşitliliği yönü ile bir bal ülkesi olarak tanımlanması gerektiğinin altını çizdi.

80 ilde İl Arı Yetiştiricileri Birliği ve 58 bine yakın üyesi ile Türkiye’de arı ve arıcıların temsil edildiği tek sivil toplum kuruluşu olan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği 19 – 21 Şubat tarihlerinde Harbiye Askeri ve Kültür Müzesi’nde gerçekleşecek Üretici’den Tüketiciye Bal ve Arı Ürünleri temalı organizasyn düzenleyerek aşağıdaki soruların cevaplarını veriyor olacak.

  • Sahte bal olur mu?
  • Balın sahtesi ne demek?
  • Balın faydaları?
  • Balın içine şeker mi katılıyor?
  • Bal dışında diğer arı ürünleri hangileri ve faydaları neler?
Etiketler İlgili
Bu haberlerde ilginizi çekebilir..
Yorumlar

Comments are closed.

Menümüz