banner

Alaçatı’da Gidilebilecek Yerler

Bu yılın en trend tatil beldeleri geçen yıl olduğu gibi Alaçatı ve Yalıkavak. Alaçatı’da Hacı memiş mahallesinin yıldızı parlarken Yalıkavak’ta marina ve çevresi en hareketli dönemini yaşıyor. Sizler için üç günlüğüne Alaçatı’ya gittim. Çiçeği burnunda mekanlardan yeni açılan beachlere, gün içinde yapabileceğiniz aktivitelerden Alaçatı’daki son gelişmelere pek çok detay içeren güzel bir dosya hazırladım. Umarım, bu yaz rotasını buraya çevirenler için yardımcı bir olur.

Alaçatı bu yıl pek çok yeni restoranla sezona merhaba demiş. Ramazan dolayısıyla sakin olan restoranlar sezonun iki aydan 45 güne düşmesinden endişeliler, zira sadece iki ay iş yapabilecek ve tüm hesaplarını buna göre yapan mekanlar zarar ederlerse seneye pek çoğu olmayabilir…

Gelelim çiçeği burnunda olan mekanlara.

RESTORANLAR

Bunlardan ilki Alavya. Söylentiye göre Türkiye’nin önde gelen iş adamlarıyla arkadaş olmak için Rus bir iş adamının keyif için açtığı otelin country tarzı döşenmiş oteli Alavya. Arkası geniş bir bahçeye ve uzun bir havuza bakan otelin aynı isimdeki restoranı mevcut. Otelin odaları geleneksel Alaçatı mimarisinin korunarak taş duvarlarla çevrelenmiş bir iç avluya bakıyor. Otelde genellikle yabancılar konaklıyor. Mekanın içinde, palmiyelerin altında konumlanan Mitu restoran Alaçatı’nın gizli bahçesi, şık restoranlarından. Ahşap masalar ve etraftan gelen arap yasemini kokuları etrafınızı sarıyor.

Köyün Delisi (Resto- Bar): İçeriye girer girmez duvardaki fotoğraflarıyla sizi çarpan (tabii boş bulursanız) mekan. Hacı Memiş’in en yenisi, en tazesi. İstanbul’daki pek çok mekanın mutfağında imzası bulunan konsept danışmanı Ömer Bozyap’ın malzemeleri ve tekniğiyle parlayan mekana girmek için de yemek yemek için de çaba sarf etmek gerekiyor. İçeriye girdiğinizde İstanbul ve İzmir’den arkadaşlarınıza denk gelmeniz kuvvetle muhtemel. Keçi tereyağında karidesi, balsamik sirke, merlot ve kiraz marmelatıyla marine edilen ördek göğsü ve insanı çılgına çeviren Chocolate Delice denenmeli. Sadece şarap içmeye giderseniz mekanın 4 çeşit keçi peyniri, brioche ve ayva marmelatıyla önünüze gelen peynir tabağını denemenizi öneririm.

Kırmızı Ev: Pembe panjurlu ev hayalini kırmızı panjurla da gerçekleştirebiliriz deyip Hacı Memiş’te bir taş binada hayata geçiren mekan, ahşap sandalye ve masalarıyla sıcak bir sokak yaratmayı başarmış. Menüsü et ve sebze ağırlıklı olan Kırmızı Ev’in enginarlı salatası, kuzu tandı, şeftali kebabı ve mezeleri denenesi.

Cura: Eski Sone’nin olduğu yerde hizmet veren mekan sakatattan menü hazırlayabiliyor. İlikten al yanağa, kuzu sırttan kuyruk tandıra sakatat severlerin damağını şenlendirecek lezzetler var. Bir de yeşil, şirin, ferah bir bahçesi. Dekorasyonu yine Alaçatı’ya uygun, ahşap ağırlıklı.

Dem Alaçatı: İstanbul’daki Dem ile ilgisi olmamakla birlikte Ege mutfağı ağırlıklı hizmet veren mekanın şirin bir tarzı var. Sadece dış mekanda yaklaşık 15 kişiyi ağırlayabilen mekanda otururken Bülent Ortaçgil’den Birsen Tezer’den şarkılar kulağınıza çalınabiliyor. Çalışanlarının hepsi gencecik, ilgili ve zeki.

Alaçatı Langaza: Slow food akımını destekleyen mekanın konseptini Şef Dilek Yetkiner oluşturmuş. Alaçatı Enginar Festivali ile ismi anılan Yetkiner, enginarın renginden esinlenerek logosuna taşıdığı eflatun rengi dekorasyona da yansıtmış. İsmini Zübeyde Hanım’ın doğduğu kasabadan alan mekanın menüsündeki etli nohutlu biber dolması, enginarlı humus ve mübadil tatlısı olan “bagusta” denenesi lezzetlerden. Beni en çok önünde gelinlerin fotoğraf çektirdiği beyaz eflatun logosou ve lila rengi bez peçetelerin etkilediğini söylemem gerek.

Gelelim Alaçatı’nın zaten bilinen mekanlarına…

Küfe: Mavi dekorasyonu ve pöti kareli masa örtüleri, kuru otlarla, emaye ve bakır tencere tavalarla dekore edilmiş Hacı Memiş’teki mekanın olayı zeytinyağlılar. Arkasına doğru ilerlediğinizde geniş bir bahçeye açılan mekanın beyaz ve mavi renkleri insanın içini açıyor. Kaymaklı köftesi ile ünlü olan mekanda hizmet ve güleryüz on numara.

Dutlu Kahve: Yıllar önce Alaçatı’nın asıl sakinlerinin oturup bir şeyler içip birkaç atıştırmalıkla sohbet ettiği mekanın sandalyeleri şimdilerde İstanbul ve İzmir’den gelenlerle dolu. Sezon bittikten sonra karşısındaki Hacı Memiş kıraathanesi ve asıl sakinlerine kalacak olan Dutlu Kahve’de dut ağaçları altında edilen sohbetin tadına doyum olmadığı gibi geniş Ege lezzetleri menüsü de akıllarda ve damaklarda kalacak cinsten.

Kapari Bahçe: Hacı Memiş’in Alegria’dan sonra ikinci çok katlı restoranı. Yeşillikler içinde, Zeplin’den sonra Hacı Memiş’e girenlere pasaport sorabilecek kadar nokta atışı bir yerde. Gece geç saatlere kadar şarap eşliğinde yemeğinizi yiyebiliyorsunuz. Her kata atılan masalar rahat rahat yemeğinizi yiyip sohbet etmenize olanak sağlıyor. 1800’lerden kalan tarihi bir konağın bahçesinde, zeytin ağaçlarının altında, hem restoran hem bar olarak 2014 Haziran ayında açılan mekan, Türk ve Yunan lezzetleri sunuyor.

Alancha: Alaçatı’yı kuş bakışı gören mekana girerken sizi tüm mutfak ekibi kapıda karşılıyor. Yemek öncesi manzaraya karşı alınabilecek ferah bir kokteyl sonrası restoran bölümünde keyifli bir yemek yemek mümkün. Barda Can’ın damak zevkinize göre hazırladığı kokteyllerden denemeden yemeğe geçmeyin derim. Mekana yabancılar da rağbet gösteriyor. Gittiğinizde İstanbul’dan tanıdıkları veya Saffet Emre Tonguç’u görmeniz olası. Barbun’dan sonra Alaçatı Alancha’yı açan Kemal Demirasal’ın İstanbul’daki mekanı soft opening yapacağını iletti. En yakın zamanda gidip yemek, mekan ve mutfağıyla ilgili fikirlerimi paylaşıyor olacağım.

Şerefe: Alaçatı’nın bu yıl en trend balıkçısı. Hemen ilerisinde aynı isimle et servisi de veren restoran klasik Greek restoranları andıran dekorasyonu ve müzikleriyle ön plana çıkıyor.

Roka Bahçe: İstanbul Pera’daki yerlerini yaz aylarında kapatıp sezon açılınca Alaçatı’ya taşınan mekan doğal, sağlıklı ve lezzetli mezeleri ve ama yemekleriyle Alaçatı’ya gelen müdavimlerini gülümsetiyor. Beyaz ve açık yeşil dekorasyonuyla iç açan restoran yaklaşık 60-70 kişi kapasiteli açık alana sahip.

Asma Yaprağı: Babaannenizin emaye tabakları, anneannenizin sürahisi, annenizin işlediği masa örtüsü… Mekan tam bir Egeli anne mutfağı gibi. Kendi tarlalarından mevsiminde topladıkları sebze ve meyvelerle yaptıkları mezelere bayılmayan yok. Egeliler tarafından yüksek rakamları dolayısıyla eleştirilen mekan için İzmirliler “Biz evde daha iyisini, daha ucuza yaparız” diyor. Garsonları biraz suratsız olsa da mekandaki incir ağacının altında Ege lezzetlerinden boşnak böreği, girit köftesinin ve diğer soğuk mezelerin tadına bakmak gerek. Kimbilir belki sizi Tarla’ya da götürürler…

Eflatun: Hacı Memiş’in en en en eskilerinden. Ev yapımı harika Ege lezzetlerinin tadına varmak için gidilecek bir adres. Nalan Hanım’ın ve ekibinin mutfağından çıkan mantısı, iç baklalı favası, yaprak sarmaları, biberli domatesli patlıcanı, kabak çiçeği dolması denenmeli. Arkada minik bir bahçesi ve küçük masaları olan mekanda nefes aldığınızı hissediyorsunuz.

Tuval: Alaçatı’nın eskilerinden. Önünde oturan bir ünlüye denk gelmeniz mümkün. Yeri oldukça merkezi ve gelen geçeni izleyip yemek yemeye müsait.

Cumbalı Avlu: Hacı Memiş’in begonvillerle donanmış en renkli mekanı. Beyaz ve morun muhteşem uyumu bu mekanda. Diğer restoranlar kadar hareketli olmasa da birer kahve içip bir şeyler atıştırmak ve sokağı izleyerek soluklanmak için güzel bir konumu var.

BARLAR

​Traktör: Alaçatı’nın en yeni gözdesi olan mekanda keyifli bir kahvaltı yapılabilir, akşamüstleri Hacı Memiş turuna başlamadan önce aparatifler veya ‘gastro pub’ atmosferinde akşam yemeği, isterseniz de arkadaşlar ile yemek sonrası güzel müzik, güzel içki ve güzel sohbet için yeni adresiniz olabilir. Tarihi bir Alaçatı taş evinde konumlanmış Traktör’ün dekorasyonu da oldukça zevkli. Arka bahçesi retro döşenmiş barda otururken Saba Tümer, Kemal Demirasal’ı arkadaşlarıyla sohbet ederken görebilirsiniz.

Halt: Hacı Memiş Palace’ın şahane binasının girişine konumlanan mekan Dutlu Kahve ve Küfe ile aynı meydanı paylaşıyor, geceleri önü İzmir ve İstanbul’dan gelenlerin karşılaşma noktası.

Zeplin: Hacı Memiş’in girişinde önündeki izdiham sebebiyle yürünesi zor mekan. Hava karardığında iğne atsan yere düşmüyor, Hacı Memiş’in Köyün Delisi’inden sonra en tıklım tıkış ama keyifli mekanı burası.

Papas Bistro: Sakin ve cool görünümlü mekanın müdavimleri genellikle 20’li yaşlardaki gençler. Karaköy’deki mekanlardan kısmen rol çalmışlar diyebiliriz.

Curcuna: “Hayatı Pİ’ye alın” sloganıyla ve eğlence sırasında havuza atılan Vosvosla çok konuşulan mekanın geniş bir alanı ve dinamik bir eğlence anlayışı var.

KAHVECİLER

Köşe Kahve: Hacı Memiş ile Alaçatı Meydan’ın birleştiği mekan her daim dolu ve kahve arası veren Alaçatı müdavimlerini ağırlıyor. Ailecek veya arkadaşlarla gidip oturabilecek, Alaçatı’ya tatile gelenleri, trend kıyafetleri takip edebilecek bir konumu var.

15 Eylül Kıraathanesi: Köşe Kahve ile karşılıklı hizmet veren mekan kasabayı dolaşıp, plajda günü sonlandırdıktan sonra uğrayıp kahve içilecek kalabalık kahve dükkanlarından. Kıraathane dememe bakmayın gayet Bağdat Caddesi kıvamında 🙂

Petra: İstanbul’un ünlü coffee roasterı olan mekan da Hacı Memiş’te konumlanan yerlerden, hatta tek üçüncü dalga kahveci diyebiliriz. Flat White, Cold Brew, espresso gibi kahve çeşitlerinin yanı sıra Kenya ve El Salvador kahve çekirdekleriyle demledikleri filtre kahveleri servis ediyorlar. Dilerseniz yaz aylarına uygun soğuk kahveler de var. Önünde geniş ahşap oturma grupları var ama daha çok kapının önünde ayakta sohbet etmeye uygun.

DONDURMACILAR

Bu yıl Alaçatı’nın en popülerleri. dondurmacılar. Geçen yıl 4 dondurmacısı olan kasabada bu yıl her 3 dükkandan biri dondurma satmaya başlamış.

Dondurmino: Dondurmada oldukça iddialı olduklarının altını çizen ve İtalyan master class gelato şefleriyle dondurmaların formülünü ortaya çıkardıklarını belirten işletmecisi Perihan Hanım yaklaşık 30 yıldır İtalyan bir dondurma makinesinin distribütörlüğünü yürütüyor. Dondurma için Çanakkale Biga’da yetiştirilen Jersey cinsi hayvanın sütünü kullandıklarını ve dondurmanın içinde yapay hiç bir katkı maddesinin olmadığını önemle belirten Hacı Memiş’teki mekanın çikolataları Venezuela’dan, yüzde 70-75 kakao içeriyor. Bisküviler Fransa incir ceviz gibi malzemeler İtalya’dan. Nutellalı, pistacciolu ve karadutlu dondurmasını denemeniz önerilir. İsterseniz (ben denemedim ama) 5-6 çeşit sorbe de yapıyorlar.

Cold Stone: Alaçayı Meydan’dan yukarıya Kumrucu Şevki’ye doğru giderken mis gibi kokan külah kokusuyla sizi kendine zımba gibi çeken mekanın İstanbul’da zaten pek çok şubesi var. Önce istediğiniz bir dondurmayı söyleyip ardından kendinizi havada uçan dondurma toplarını izlemeye bırakıyorsunuz. Dondurma, browni ve istediğiniz ek malzemelerle hazırlanan dondurma sizi nirvanaya ulaştırmasa da yediğim iyi dondurmalardan birisi Cold Stone’da. İlk kez burada kendimi aştım ve çikolatalı olmayan bir dondurma olan karadutlu “Taste in Love” çeşidini denedim.

Hacımemiş Dondurmacısı: Burası genellikle Alaçatı halkının dondurma satın aldığı pastanemsi bir dondurmacı. Pudra rengi mavi ve pembe dekorasyonu ile Hacı Memiş sokaklarına yakışmış.

İmren Dondurmaları: Sanırım Alaçatı’nın en eski dondurmacısı. Çok kat çıkılmış apartman biçimli dondurmaları herkesin dilinde. her yıl kalitesinden ödün vermeden aynı çizgide dondurma üretmeye ve müdavimlerini memnun etmeye devam ediyor. Mekanda sadece dondurma yok, dondurmalı irmik helvası, çeşitli tatlılar ve damla sakızın çeşitleriyle yapılan lezzetler mevcut.

PLAJLAR

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Aya Yorgi Koyu’ndaki Babylon, Sole Mare ve Paparazzi sezonun en parlak beachleri.

Pırlanta Koyu: Sörfçülerin, sörfe ilk başlayanların gözbebeği. Alaçatı’nın en yalını, en dokunulmamış koyu. Genellikle koyu bilen halk ve sörf yapanlar kullanıyor.

Fly- inn Bej Altınkum: Bu yıl Lal Dedeoğlu’nun Karaköy’deki nezih mekanı Bej’in Fly-inn’e açılması 3.000 kişi kapasiteli beachi diğerlerinden farklı bir yere koyuyor. Happy Hour partileri ve Temmuz-Ağustos aylarında Özge Fışkın, DJ Fem K ve DJ Maestro’yu ağırlayacak olan mekanın lor peynirli salamura kabak ve salatalık, parmesanlı patlıcan, acılı İtalyan pizza, yoğurtlu kebabı denenebilecek lezzetlerden. Daha konforlu bir alan isterseniz locasını da değerlendirebilirsiniz. Suyu pırıl pırıl ve geniş kumsalından dilediğiniz kadar açılabiliyorsunuz.

Fun Beach Altınkum: Devasa kumsalı olan beach su sporlarıyla ilgilenenlerin gözdesi, çim alanı yok. Fly-inn Beach’in hemen yanıbaşında yer alıyor ancak bu yıl pabucu dama atılmış gibi.

Çark Plajı: Sörfçülerin favori yerlerinden. Port Alaçı’ya komşu. Garden Cafe’de soğuk bir bira, patates ve midye iyi gidiyor. Bu yıl açılan Zio Beach Alaçatı’ya damgasını vuracak gibi duruyor. İtalyanca amca anlamına gelen beach’in içindeki restoran Zio Pino Papermoon’un şefi Giuseppe Pressani tarafından yönetiliyor. Restorana ve yemeklerine diyecek yok ama plajın darlığı ve hizmet kalitesi dolayısıyla eleştirilen mekanın hemen bir aksiyon alması lazım. Hizmet her şeyin önünde gelmeli.

Kum Beach: Çim ağırlıklı olan plajın ambiyansı görülmeye değer. Bu yıl Kum Beach’in içine açılan mekan Madeo konuşuluyor. Akdeniz mutfağı ağırlıklı dünya mutfağından ve yöresel tatlardan oluşan bir menüyle hizmet veren mekanın menüsünü 16 yıl Da Mario ve Gina’da executive chef olarak görev yapan Rıdvan Koçarslan oluşturmuş. Lezzetlerinde olduğu kadar, sunduğu eğlenceyle de iddialı olan mekanda Cuma ve Cumartesi günleri saat 17.00 – 21.00 saatleri arasında çeşitli konseptlerde beach partiler düzenlenecek. Sezon boyunca dünyaca ünlü bir çok yerli ve yabancı DJ’le de buluşma imkanı olacak.

ANTİKACI VE İKİNCİ EL EŞYALAR SATANLAR DÜKKANLAR

Be-Dest: Sahibi Destina Hanım ile sohbet etmden evinize dönmeyin. Karşılıklı iki dükkanda ikinci el emaye kaplar, tencerele, zarif porselenler ve daha pek çok satan Destina beni babannemin emaye kaplarda hazırladığı yemeklerle dolu sofraya götürdü.

Eski: Burada da ikinci el ne ararsanız var. Diğerlerinden farklı olarak mobilya ve dekoratif malzemeler de satıyor Eski.

Evvel Zaman: Alaçatı’nın benim gördüğüm en büyük ikinci el mağazası. Pek çok şey yurt dışından ve orjinal parçalar. İlginiz varsa en az iki saatinizi buraya ayırmanızı salık veririm.

Eskiden ve Kuş Kafesi de ikinci el veya antika satan dükkanlardan. Kuş Kafesi’ndeki koltuklarda oturup bir şeyler atıştırmak ve gelen geçeni izlemek mümkün.

TASARIM DÜKKANLARI

Sapa da Tilla, Bazen, Sign, Rue 1387 Alaçatı’daki bazı tasarım dükkanlar. Özellikle Sign’da mutlaka ilginizi çekecek bir şey çıkacaktır karşınıza.

BUTİK OTELLER

Roka Taş Otel: Konakladığım ve her şeyiyle memnun kalarak ayrıldığım otel. Sahibi Burak Kaplan’ın önce kendisi ve ailesi için inşa ettiği ama sonra çok büyük gelince butik otele dönüştürülen otelin ruhu dinlendiren bir atmosferi var. İsmini Kaplan’ın gözbebeği olan papağanı Roka’dan alan otel kahvaltısıyla ön plana çıkıyor. Lokasyon olarak Alaçatı merkez ile Hacı Memiş’in tam ortasında, Alancha’nın hemen altında yer alan 19 odalı otelin sevimli bir bahçesi ve havuzu var. Pastel renklerle dekore edilmiş otelin salıncağında kitap okumak ve Roka ile oynamak çok keyifli. Burak Kaplan müsaitse size Alaçatı’nın gizli saklı kalmış yerleri hakkında ipucu verebilir.

Viento Alaçatı: Toz mavisi ile beyazı en güzel haliyle otelin her noktasına yansıtan butik otelin insanı kendiliğinden dinlendiren bir atmosferi var. İşletmecisi Figen Hanım Slow Food akımının Alaçatı’daki kuvvetli temsilcilerinden. Yaşa, Tat, Keşfet sloganıyla tatile gelenlere unutulmayacak bir ortam sunuyorlar. Beş çayında mor çiçeklerle donatılmış masalarında çay kahve keyfi yapmak büyük zevk.

Sedirli Ev: Eski İstanbul Yeşilköy’lü, yeni Çeşme Alaçatı’lı Zeynep Erdem’in işlettiği otel adeta sakız kokuyor. Şehirden sıkılıp kaçmak isteyenlere yeşilliği, sadeliği, müziği, sohbeti paylaşmak, ev ortamında güzel günler geçirmek, mutfaklarında hazırlanan leziz yemeklerden tatmak ayrıcalığını sunmak için bu konforlu ve şirin butik oteli hayata geçirmişler.

Alaçatı Zeytin Otel: Sadece sezonda değil dört mevsim açık olan otel 4 ayrı konaktan oluşuyor. Alaçatı merkezine 2 dakika yürüme mesafesinde olan otel masaj, yoga, balık turları, windsurf paketleri misafirler için keyifli aktiviteler sunmakla birlikte kış bahçesi, şömineli salonu ve film arşivi ile kışları da güzel vakit geçirebilmek için tasarlanmış.

Sailor’s Otel: 15 yıldan uzun bir süredir Alaçatı’da hizmet veren otel aynı zamanda Alaçatı’nın kalbinde, köy meydanında yer alan Sailors Meydan Otel ve Sailors Cafe artık bir Alaçatı geleneği haline geldi. Meşhur Alaçatı pazarına yürüme mesafesinde, iğde ağaçlarının arasında yer alan Sailors Otel Bahçe ise merkezde ama bir o kadar da sessizlik içerisinde yer alıyor.

EN’LER:

En iyi balıkçı- Port Niyazi
En iyi kokteyl- Alancha
En iyi bar- Zeplin
En iyi dondurma- Cold Stone
En iyi sufle- Port Niyazi
En iyi antikacı: Evvelzaman
En trend plaj: Fly-inn Bej
En dinamik mutfak- Köyün Delisi
En iyi Ege mutfağı- Eflatun
En klas restoran- Alavya
En doğal otel mutfağı- Viento Alaçatı
En şirin otel- Roka Taş Butik Otel
En pastel mekan: Langaza

YAPMADAN DÖNMEYİN

– Evvelzaman’dan porselen bi fincan alın.
– Asma Yaprağı’nın tarlasından toplanmış doğal sebze ve meyvelerden satın alın.
– Ilıca Otel’in yanındaki Reyhan Pastanesi’nde sükse gibi İzmir’e özgü pastaları tadın.
– Ilıca’daki Söğüşçü Ersin’den 1 porsiyon söğüş ve dürüm salata deneyin.
– Kumrucu Hikmet’te bi kumru yiyin.
– Ilıca Yıldız Burnu yolunda ikinci şubesini açan Arpege Patisserie’ye uğrayın.
– Kalenin içindeki Tokmak Hasan tencere yemeğindeki lezzetlere kaşık sallayın.
– Alaçatı midyecilerinden kallavi bir tabak midye yiyin.
– Alancha’nın barında Can’ın hazırladığı kokteylleri tadın.
– Port Alaçatı’da ve çevresinde sörf ve kite yapmanın keyfine varın.
– Cumartesi kurulan Köy pazarına gidin, alışveriş yapın.
– Zio beach’teki İtalyan şeflerin elinden çıkmış yemekleri deneyin.
-Yaz boyu Alaçatı’da sahne alacak olan Ozan Doğulu veya Kemal Doğlu’nun DJ performanslarını dinleyin, keyifle dans edin.

Etiketler İlgili
Bu haberlerde ilginizi çekebilir..
Yorumlar

Comments are closed.

Menümüz