banner

25 yıllık hayal: Asude Ada

Gastronomi Dergisi’nde yayımlanmıştır.

Şehirdeki konfor alanını, dolgun maaşı ve şirketin sağladığı sosyal imkanları İstanbul’da bırakıp Çanakkale’nin en keyifli tatil yerlerinden biri olan Bozcaada’da, kendi ismiyle adayı birleştiren Asude Ada isimli mekanı açtı Asude Akınlı. Yarısı bahçe yarısı mutfak olarak kullanılan bu 50 metrekarelik alanda, kaybolmaya yüz tutmuş lezzetleri kendi dokunuşlarıyla misafirlerine sunan Akınlı, şimdi 25 yıllık bir hayalin içinde oturduğunu söylüyor. Mekanı İtalya’nın güneyinde yer alan kasabalardaki trattorialara benzeten Akınlı’nın hayali, yılın 5 ayında Bozcaada’da hizmet veren Asude Ada’yı kışın da İstanbul’da sevenleriyle buluşturmak.

Bozcaada’nın Türk Mahallesi tarafında, eski liman denilen ‘miskin liman’ bölgesindeki tarihi bir evde, mimar çift Ayşe Deniz ve Murat Sekban’ın uzun bir süreçte renove ederek yeniden kullanıma kazandırdığı 50 metrekarelik bir alanda hizmet veren Asude Ada, Bozcaada’ya gelenlerin uğrak mekanlarından biri. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ndeki Radyo Tv Sinema eğitimi sonrasında dizi ve etkinlik sektöründe çalışan ve uzun yıllar bir şirkette yöneticilik yapan Asude Akınlı’nın 25 yıllık hayalinin meyvesi olan bir proje bu mekan. Uzun yıllar çalıştığı kurumsal hayatı, şehirdeki konfor alanını, dolgun maaşı ve şirketin sağladığı sosyal imkanları İstanbul’da bırakıp Çanakkale’nin en keyifli tatil yerlerinden biri olan Bozcaada’ya gelerek, yılın 5 ayında adayı ziyaret eden  misafirlerine özgün yemekler pişiriyor Akınlı.

IMG_0753“Anılarımda hep Ferzan Özpetek filmlerinde kurulan o büyük, geniş sofra görüntüleri var”

Hayattaki en büyük tutkusunun yemek yapmak olduğunu ve güzel yemekler pişen evlerin mutfağında yetiştiğini söyleyen Akınlı, Selanikli, geniş bir ailenin üyesi. Anılarında hep Ferzan Özpetek filmlerinde kurulan o büyük, geniş sofra görüntüleri var. Anne ve babasının çalışırken kendisini emanet ettiği babaannesini 7 yaşındayken kaybeden Akınlı, dedesiyle başbaşa kalınca, aç kalmamak için televizyondan ve gazete kupürlerinden öğrendiği yemekleri dedesiyle uygulamaya başlayarak mutfağa adım atmış. Ayağının altına koyduğu taburenin de yardımıyla, ilk reçeteleri olan meyve peltesi ve yumurta dolması hazırlamış. Bunun üzerine, yıllarca aile üyelerinden öğrendiklerini ekleyerek, kurumsal hayatta çalıştığı sırada Doors Akademi’nin tüm yemek workshoplarına katılıp mutfaktaki becerisini daha profesyonel bir seviyeye taşımış.

Günde 17 saat yemek yapıyor

2014’te bu büyük tutkusunun peşinden gitmeye ve hayatını değiştirmeye karar vererek, 2000 yılından beri her yıl düzenli olarak gittiği Bozcaada’da, kahvaltı veren bir mekan açmak üzere kolları sıvamış. Marka İletişimi konusunda yaptığı yüksek lisans ve yakın çevresinin desteğiyle markalaşma konusunda emin adımlarla ilerlemiş. İşin sadece kahvaltı ile yürümeyeceğini fark eden Asude Akınlı, şimdi kapısının önünden geçtiğinizde iştahınızı kabartan kokular saçan yemekler için günde 17 saat mutfakta kalıyor. Annesi ve yardımcısı Ece ile küçük ama dev bir kadroyla hareket eden mekanı, İtalya’nın güneyinde yer alan kasabalardaki trattorialara benzeten Akınlı, öğlen ve akşam yemeklerinde de misafirlerini ağırlıyor.

Ermeni usulü dolmadan Nohutlu sirkeli ahtapota, Tutkulu Sardalya’dan Balık Uçtu’ya kaybolan pek çok reçeteyi misafirleriyle buluşturuyor

Ünü adanın dışına taşan ‘Asudeada Kahvaltısı’nın yanısıra Ermeni usulü dolmadan Nohutlu sirkeli ahtapota, Tutkulu Sardalya’dan Balık Uçtu’ya ve Balık Kokoreç’e kaybolan pek çok reçeteyi misafirleriyle buluşturuyor.

IMG_0711Gün batımını izlemek için Polente Feneri’ne gitmeye hazırlanan ada ziyaretçilerine, şaraba eşlik etmesi için Selanik’ten getirttiği feta peyniriyle hazırladığı ‘Ekmek üzeri Selanik’ ile; arnavut biberi, çarliston biberi ve kuru Boşnak etinin biber salçası ve baharatla harmanlanıp roll ekmek üzerine konarak sunulduğu ‘Ekmek üzeri Boşnak Diyarı’ gibi lezzetli bruschettalar yapıyor.

Asude Akınlı: “Hint mutfağını ve baharatı çok seviyorum. Menümde ‘Bombay’dan Misafir Var’ adında Hint yemeği de var. Tavuğu hindistan cevizi sütü ile pişirip 8 tane orjinal Hint baharatı kullanıyorum. Baharatları yerinden getirtiyorum. Hardal soslu antrikottan Selanik usulü bulgurlu semizotuna, pancarlı kısırdan kremasız panna kottaya ve cheesecake’e pek çok lezzet var menüde. Kuru et, baharatlar tarhun otu takıntılı olduğum malzemelerden. Kahvaltılarda tarhunlu omlet yapıyorum. Bebekler hasta oluyor bu tada”.

Sosyal medya ile aran nasıl?

Çok önemli olduğuna inanıyorum. Özellikle pazarlama alanında da uzun yıllar çalıştığım için önemli olduğunun farkındayım. Instagram hesabı olmasaydı Asudeada bu kadar çok sevilmezdi. Böyle sakin bir mahalledeyiz ve sosyal medya duyulmamızı kolaylaştırdı.

Son 3 yıldır ‘Bir Can Bir Umut Derneği’ne destek olmaya çalışıyorum. Cansel Kirman’ın kurduğu Dernek selebral palsi denilen Kas felci. Sağlıklı çocuklarda bile 1-3 yaş arasında olması muhtemel, Türkiye’de çok ciddi oranlarda görülen ve tedavisi pek mümkün olmayan bir hastalık. Yemek yaparak belli kişilere ulaşıyorum ama şimdi bir kitap yazıyorum. Bu kitabın tüm geliri bu derneğe gidecek. Sosyal medyada bu rahatsızlığı yaşayan çocukların sorununu paylaştım ve 1 saat içinde Türkiye’nin önemli cerrahlarından birisi arayarak çocukların ücretsiz olarak tedavisi için gönüllü olarak yardımcı oldu. Sosyal medya içi boş bir alan değil, doğru kullanıldığında dünyada pek çok insana yardım edebildiğimiz bir mecra.

 

Etiketler İlgili
Bu haberlerde ilginizi çekebilir..
Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menümüz