banner

%100 Köy Ürünü, %100 Doğal, %100 Katkısız, %100 Hormonsuz mu?

Toplumun büyük kısmında ciddi bir yanılgı var. Özellikle bu yıl memleketten getirilen veya büyük kentler dışında kalan diğer şehirlerden tanıdık vasıtasıyla sipariş edilen her gıdanın, sahiden organik, çok sağlıklı, ailemiz ve sevdiklerimiz için en iyisi olduğunu düşünerek tercihte bulunuyoruz. Gelin görün ki bu talep karşısında her büyük çaplı satış yapan markette veya mahalle marketlerinde, semt pazarında, sabit pazarlarda bir ‘köy standı’ oluşturulmuş durumda. Elbette buralardan da alışveriş yapmalıyız ama yanılgıya düşmemek için dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü her bireye göre doğalın tanımı, içeriği, koşulları farklı olabiliyor. %100 Köy Ürünü, %100 Doğal, %100 Katkısız, %100 Hormonsuz ibaresini gördüğümüz her gıda gerçekten öyle mi? Bunu sorgulamak için bize en çok yardımcı olabilecek etken, toplumca pek alışkın olmadığımız ‘etiket okuma’ davranışı. Alışverişlerimizde doğru seçimi yapmanın en temel yöntemlerinden biri de etiketleri okuyabilmekten geçiyor.

Etiket Okumanın Püf Noktaları

Soframıza koyacağımız gıdayı seçerken markası ve fiyatından önce etiketinde yazılanları sorgulamak gerekiyor.

Gıdanın nerede üretildiği, en az nasıl üretildiği kadar önemli. Gıda size ne kadar uzaktan geliyorsa o kadar fosil yakıt harcanmasına dolayısıyla iklim değişikliğine katkıda bulunuyorsunuz. Yerelde üretilmiş gıdaları seçerek hem yerel ekonomiye destek olabilir hem de fazla fosil yakıt harcanmasını engelleyerek atmosfere daha fazla karbondioksit salınmasını önlersiniz.

Etikette yazan katkı maddelerinin ne kadarını anlayabiliyorsunuz?
Etiketlerdeki bilgilerin ve uyarıların okunabilir büyüklükte ve netlikte olması gerekir. Aldığınız gıdanın ambalajında kalori, mineral, protein v.s. gibi değerleriyle ilgili bilgilerin bulunmasına özen gösterin. Bu bilgiler yoksa talep edebilirsiniz. İçeriğinde anlamadığınız maddeler arttıkça o gıdadan uzak durma nedenleriniz de artar. Tuz, şeker, emülgatör, soya lesitini, glikoz, aspartam… Etikette yazanları evde kullanıp kullanmadığınızı sorgulayın. İçeriğinde evde kullanmadığınız ürünler varsa satın almayın. İçerikte kullanılan maddeler konusunda yeterince açıklama yoksa şüphelenmekte haklı olabilirsiniz. Üreticiler içerik konusunda sizi bilgilendirmek zorunda. Bitkisel ya da hayvansal yağın ne olduğunu bilmek sizin hakkınız. Seçimlerimiz geleceğimizi belirler.

‘Hormonsuz’ tabiri alıcıda doğal ürün hissini uyandırmak için söylenen bir aldatmacadır. Gıdalar hormonsuz olmaz. Kastedilen suni hormondur. Bu ürünün GDO’suz ya da suni hormonsuz olması sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Kimyasal tarım ilaçları, suni gübreler ve çoğunlukla raf ömrünü uzatmak için konulan katkı maddeleri de en az GDO’lar kadar riskli olabilir.

Satın almaya karar verdiğimiz her bir ürün, onu üreteni ve üretim sistemini destekler. Örneğin ekolojik/organik ürünler alarak doğa dostu üreticiyi ve doğa dostu üretim sistemini desteklersiniz. Bir ürünün üzerinde %100 doğal, natürel, hormonsuz, köy ürünü, saf ürün, katkısız gibi tabirlerin yer alması onun doğal olduğu anlamına gelmez.

Çünkü herkesin doğal tanımı farklı olabilir. Kimi sadece zirai verilmeyenleri, kimi katkı maddesi kullanılmayanları, kimiyse tam gıdaları doğal kabul edebilir. Üstelik o ürünün doğal olduğundan nasıl üretildiğine tanık olmadan emin olamayız. O nedenle bu ifadeler bir pazarlama yönteminden öteye gitmez.

Bu yazı Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği katkılarıyla hazırlanmıştır.

Etiketler İlgili
Bu haberlerde ilginizi çekebilir..
Yorumlar

Comments are closed.

Menümüz